DEM PARTİ VE DBP, ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ TALEP ETTİ

DEM PARTİ VE DBP, ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ TALEP ETTİ

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), 9 Ekim uluslararası komplosunun yıl dönümünde yaptıkları açıklamalarda, Önder Apo’nun özgür koşullarda yaşayabilmesi ve çalışmalarını sürdürebilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamalarda, kalıcı barışın sağlanması ve demokratik çözümün önünün açılması için Önder Apo’nun özgürlüğünün tarihsel önem taşıdığı belirtildi.

DBP, 9 Ekim 1998’de Önder Apo’nun Suriye’den çıkmasına ve daha sonra esaret altına alınmasına yol açan uluslararası komplonun yıl dönümüne ilişkin açıklamasında, hedef alınanın yalnızca Önder Apo olmadığını ifade etti. Açıklamada, Kürt halkının varlığı ve özgürlük mücadelesinin yanı sıra halkların eşit ve özgür bir yaşam kurma iradesinin ve Ortadoğu’nun demokratik geleceğinin de hedef alındığı kaydedildi.

Komplonun sonuçlarının günümüzde de sürdüğüne dikkat çeken DBP, Kürt halkını bir yüzyıl daha statüsüz bırakmayı, Önder Apo’nun demokratik çözüm iradesini etkisizleştirmeyi ve halkların ortak demokratik geleceğini engellemeyi amaçlayan anlayışın farklı biçimlerde varlığını sürdürdüğünü belirtti.

Kürt halkının yüz yılı aşkın süredir devam eden inkâr ve imha politikalarına karşı mücadelesini büyüterek özgürlük, demokrasi ve barış iradesini koruduğunu ifade eden DBP, bu mücadelenin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin önünü açtığını vurguladı. Açıklamada, Kürt halkının varlığının ve kimliğinin anayasal güvenceye alınması, Kürt sorununun demokratik ve hukuki yollarla çözülmesi ve Önder Apo’nun özgürce yaşayabileceği ve çalışabileceği koşulların oluşturulması gerektiği belirtildi.

DBP, Önder Apo’nun özgürlüğünün yalnızca bireysel bir hak meselesi olmadığını; demokratik çözümün önünün açılması, kalıcı ve onurlu bir barışın kurulması ve Türkiye’de yaşayan halkların eşit ve özgür bir geleceği birlikte inşa edebilmesi açısından temel bir koşul olduğunu kaydetti. Açıklamada, demokrasi, adalet ve barış isteyen tüm halklara, toplumsal kesimlere ve demokratik güçlere ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.

DBP, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin mimarı ve mevcut kısıtlı koşullara rağmen yürütücüsü olarak tanımladığı Önder Apo’nun özgür koşullarda yaşayabilmesi ve çalışabilmesi gerektiğini yineleyerek, Kürt sorununun demokratik ve hukuki çözümü ile Türkiye’nin demokratik geleceği için mücadeleyi sürdüreceğini bildirdi.

HATİMOĞULLARI VE BAKIRHAN’DAN ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 9 Ekim 1998’de başlayan uluslararası komplonun Abdullah Öcalan şahsında Kürt halkının iradesini kırmayı, Türkiye’de halklar arasındaki çatışmayı körüklemeyi ve Ortadoğu’daki kaosu derinleştirmeyi hedeflediğini belirtti. Hatimoğulları, halkları karşı karşıya getirmeyi amaçlayan planın, Öcalan’ın en ağır tecrit koşullarında dahi barış ve demokratik çözümde ısrar etmesiyle boşa çıkarıldığını ifade etti.

Hatimoğulları, 27 Şubat çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Öcalan’ın yıllardır sürdürdüğü barış çabasını ve demokratik çözüm iradesini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Sürecin halkların eşit ve özgür ortak yaşamı için önemli bir fırsat yarattığını belirten Hatimoğulları, sürecin başarıya ulaşması için Öcalan’ın özgür koşullarda çalışabilmesinin, iletişim kurabilmesinin ve müzakerelerin eşit koşullarda yürütülmesinin sağlanması gerektiğini kaydetti. Hatimoğulları, uluslararası komploya karşı eşit, adil ve demokratik bir geleceğin birlikte kurulması çağrısında bulundu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da komplonun halkların birlikte yaşama iradesini zayıflatmayı ve çatışmayı derinleştirerek bölgenin geleceğini yeniden şekillendirmeyi amaçladığını belirterek, yıl dönümünde komployu kınadı.

Bakırhan, Öcalan’ın 27 yıldır İmralı’da demokratik çözüm yaklaşımını geliştirmeyi sürdürdüğünü, Kürt ve Türk halklarının demokratikleşme temelinde birlikte yaşamasını ve “Demokratik Cumhuriyet” fikrini savunduğunu ifade etti. Bugün çatışma yerine barışın ve demokratik toplumun konuşulduğu yeni bir döneme girildiğini belirten Bakırhan, bu dönemin kalıcı barışa dönüşmesinin Öcalan’ın özgür koşullarda çalışabilmesine ve düşüncelerini topluma ulaştırabilmesine bağlı olduğunu söyledi.

Bakırhan, Kürtler, Türkler ve Türkiye’de yaşayan tüm halklar için eşit ve özgür bir geleceğin birlikte kurulabileceğini vurguladı.

Share this content:

Yorum gönder