TÜRK DEVLETİ NATO ZİRVESİ’NDE GÜÇ ARAYIŞINI ÖNE ÇIKARIYOR

TÜRK DEVLETİ NATO ZİRVESİ’NDE GÜÇ ARAYIŞINI ÖNE ÇIKARIYOR

Türk devletinin, NATO üyeliğini uzun yıllardır Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı baskı aracı olarak kullandığı; ABD ile Avrupa arasındaki gerilimden yararlanarak ittifak içindeki konumunu “merkeze” çekmeye çalıştığı değerlendiriliyor.

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Türkiye, hem bölgesel nüfuzunu artırma hem de NATO içindeki ağırlığını daha görünür hale getirme hedefiyle diplomatik temaslarını yoğunlaştırdı. Uzmanlara göre Ankara, özellikle ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıklarının arttığı bir dönemde, kendisini ittifakın güneydoğu hattında vazgeçilmez bir aktör olarak konumlandırmak istiyor.

Türkiye’nin NATO içindeki bu stratejik konum arayışının, yalnızca güvenlik ve savunma politikalarıyla sınırlı olmadığı; aynı zamanda Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik baskı politikalarının uluslararası alanda meşrulaştırılması amacıyla da kullanıldığı ifade ediliyor.

Özellikle NATO’nun genişleme süreçlerinde Türkiye’nin veto yetkisini, İsveç ve Finlandiya’nın üyelik başvurularında olduğu gibi, Kürt siyasi hareketine yönelik taleplerini kabul ettirmek için bir pazarlık unsuru olarak kullandığı belirtiliyor.

Değerlendirmelere göre Ankara, NATO Zirvesi’nde hem askeri kapasitesini hem de ittifak içindeki stratejik önemini öne çıkararak, ABD-Avrupa hattındaki gerilimden doğan boşluğu kendi lehine değerlendirmeyi hedefliyor.

Share this content:

Yorum gönder