TRUMP-Şİ ZİRVESİNDE GÜNDEM DEĞİŞTİ: PEKİN’İN ÖNCELİĞİ HÜRMÜZ BOĞAZI VE İRAN KRİZİ

TRUMP-Şİ ZİRVESİNDE GÜNDEM DEĞİŞTİ: PEKİN’İN ÖNCELİĞİ HÜRMÜZ BOĞAZI VE İRAN KRİZİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın bu hafta Çin’e giderek Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesi bekleniyor. Pekin yönetimi tarafından da doğrulanan ziyaretin 13-15 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşeceği bildirildi.

Yaklaşık on yıl aradan sonra bir ABD başkanının Çin’e yapacağı ilk ziyaret olacak zirve, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkiler açısından kritik bir döneme denk geliyor. Başlangıçta görüşmelerin ana gündeminin ABD-Çin ticaret savaşı olması beklenirken, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan bölgesel kriz zirvenin önceliklerini değiştirdi.

Pekin yönetimi açısından artık en önemli başlıklardan biri, küresel enerji ticareti için stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli şekilde açılması oldu. Çin’in ham petrol ithalatının yaklaşık yarısının bu su yolundan geçtiği belirtiliyor.

Şubat ayında Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Trump’ın Pekin’e giderek Şi Cinping ile görüşeceği doğrulanmıştı. Ancak kısa süre sonra İran’a yönelik saldırılar ve Orta Doğu’da tırmanan gerilim nedeniyle planlanan zirve ertelenmişti.

Şimdi yeniden gündeme gelen görüşmede, Çin’in yalnızca ticaret tarifelerine değil, İran krizinin ekonomik etkilerine de odaklandığı ifade ediliyor. Pekin yönetimi, Trump döneminde yüzde 145’e kadar çıkan yüksek gümrük tarifelerinin yeniden devreye girmesini istemiyor.

Öte yandan Çin’in en büyük endişelerinden biri de İran savaşı nedeniyle küresel ekonomide yaşanabilecek yavaşlama ihtimali. Uluslararası Para Fonu’nun küresel resesyon riskine ilişkin uyarıları, ihracata dayalı Çin ekonomisi açısından ciddi tehdit olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası Kriz Grubu danışmanlarından Ali Wyne, İran krizinin uzamasının hiçbir ülkenin çıkarına olmadığını belirterek, kısa süreli enerji krizlerine hazırlıklı olan Çin’in uzun süreli bir kesintiden ciddi şekilde etkilenebileceğini söyledi.

Bu nedenle Trump-Şi zirvesinde en kritik başlıklardan birinin, Çin’in İran üzerindeki etkisini nasıl kullanacağı olması bekleniyor. Washington yönetimi, Pekin’in Tahran üzerindeki diplomatik nüfuzunu kullanarak Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına katkı sunmasını istiyor.

Geçtiğimiz hafta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile yaptığı görüşmede, Çin tarafı Orta Doğu’daki çatışmaların tamamen sona ermesi çağrısında bulunmuştu. Çin ayrıca İran’ın güvenlik ve egemenlik haklarını desteklediğini açıklamıştı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de Çin’in İran üzerindeki baskısını artırarak bölgedeki krizin çözümüne katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti.

Uzmanlara göre Trump’ın Çin’den destek talep etmesi, görüşmelerin diplomatik dengesini değiştiriyor. Chicago Üniversitesi’nden siyaset bilimci Dali Yang, Trump’ın şu anda Şi Cinping’den yardım isteyen bir pozisyonda bulunduğunu ve bunun alışılmış bir durum olmadığını söyledi.

Analistler, Pekin’in İran dosyasını ticaret savaşı ve Tayvan konusunda elini güçlendirecek diplomatik bir koz olarak kullanabileceğini belirtiyor.

Öte yandan Çin açısından en hassas başlıklardan biri Tayvan meselesi olmaya devam ediyor. ABD Kongresi’nin geçen yıl Tayvan’a yönelik 11 milyar dolarlık silah satışını onaylaması Pekin’in sert tepkisine neden olmuştu.

Çin yönetimi, Trump yönetiminin Tayvan konusunda önceki ABD yönetimlerine göre daha yumuşak bir yaklaşım sergilediğini düşünüyor. Özellikle gelişmiş çip satışlarına yönelik bazı kısıtlamaların gevşetilmesi ve Trump’ın Çin lideri Şi Cinping hakkında kullandığı olumlu ifadeler Pekin’de dikkatle takip ediliyor.

Uzmanlara göre yaklaşan Trump-Şi zirvesi, yalnızca ABD-Çin ilişkileri açısından değil, İran krizi, enerji güvenliği ve küresel ekonomi bakımından da belirleyici sonuçlar doğurabilir.

Share this content:

Yorum gönder