ŞARA: KÜRTLER SURİYE’NİN ASLİ UNSURLARINDANDIR, YENİ ÇATIŞMALARDAN KAÇINMALIYIZ

ŞARA: KÜRTLER SURİYE’NİN ASLİ UNSURLARINDANDIR, YENİ ÇATIŞMALARDAN KAÇINMALIYIZ

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, Suriye’deki Kürtlerin statüsü, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yürütülen süreç, İsrail ile güvenlik temasları, Lübnan, Rusya ve bölgesel gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Suriye’deki Kürt toplumunun ülkenin asli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Şara, eski yönetim döneminde vatandaşlık haklarından mahrum bırakılan Kürtlerin haklarının yeniden iade edildiğini söyledi. Kültürel hakların tanındığını ve Newroz’un resmi bayram ilan edildiğini hatırlatan Şara, Kürtler ile SDG’nin birbirinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

SDG ile yapılan anlaşmaların uygulanmasında zaman zaman aksaklıklar yaşandığını belirten Şara, son mutabakatın önceki anlaşmalara göre daha güçlü bir zemine sahip olduğunu ve uygulama sürecinin sürdüğünü dile getirdi. Suriye’nin yeni çatışmalara sürüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Şara, çatışmaları önleyen her çözümün desteklenmesi gerektiğini söyledi.

İran ile İsrail arasındaki gerilime de değinen Şara, mevcut gelişmelerin bölgesel savaşa dönüşme riskini artırabileceği uyarısında bulundu. Suriye’nin Arap Birliği’nin ortak kararları doğrultusunda hareket edeceğini belirten Şara, bölgesel istikrarın korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.

Lübnan’ın güvenliğinin Suriye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyen Şara, iki ülke arasında stratejik çıkar ilişkisi bulunduğunu kaydetti. Lübnan’ın uzun yıllardır İsrail tehdidi ile iç istikrarsızlık arasında kaldığını belirten Şara, Lübnan hükümetiyle istikrarı güçlendirecek çözüm arayışlarını sürdürdüklerini söyledi.

Devlet dışında silahlı yapıların varlığının bölgesel güvenlik açısından sorun oluşturduğunu savunan Şara, savaş ve barış kararlarının yalnızca devletler tarafından alınması gerektiğini ifade etti. Hizbullah’ın Suriye savaşındaki rolüne değinen Şara, çözümün Lübnan’daki devlet kurumlarının güçlendirilmesiyle mümkün olacağını dile getirdi.

İsrail ile yürütülen güvenlik görüşmelerine ilişkin de konuşan Şara, güvenlik düzenlemelerinin başarılı olması halinde ilerleyen dönemde daha kapsamlı bir barış sürecinin gündeme gelebileceğini belirtti. Ancak bunun Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki haklarından vazgeçmesi anlamına gelmediğini vurguladı.

ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarının kaldırılması sürecinde ABD Başkanı Donald Trump’ın önemli rol oynadığını söyleyen Şara, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin de bu süreçte arabuluculuk yaptığını ifade etti. Yaptırımların büyük bölümünün eski yönetim dönemindeki uygulamalar nedeniyle hayata geçirildiğini belirten Şara, yeni Suriye’nin aynı yaptırımlarla karşı karşıya kalmasının doğru olmadığını söyledi.

Rusya ile ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını kaydeden Şara, askeri üsler konusunda müzakerelerin sürdüğünü, iki ülke ilişkilerinin karşılıklı çıkarlara dayalı olarak yeniden yapılandırıldığını belirtti.

Irak ile ilişkilerin olumlu yönde geliştiğini söyleyen Şara, Körfez ülkelerinin ise Suriye’nin yeniden inşasına büyük ilgi gösterdiğini ifade etti. Enerji, turizm, gayrimenkul ve ulaştırma alanlarında yeni yatırımların planlandığını belirten Şara, Kerkük-Baniyas petrol hattının yeniden canlandırılmasının da gündemde olduğunu söyledi.

Siyasi reform sürecine de değinen Şara, Suriye’nin kendi toplumsal koşullarına uygun bir yönetim modeli oluşturacağını belirterek, halkın hem yöneticilerini hem de ülkenin yasalarını belirleme sürecine doğrudan katılması gerektiğini ifade etti.

Share this content:

Yorum gönder