ROJAVA KENTLERİNDE KÜRTÇE EĞİTİM KARARINA KARŞI ANADİL EYLEMLERİ

ROJAVA KENTLERİNDE KÜRTÇE EĞİTİM KARARINA KARŞI ANADİL EYLEMLERİ

Rojava’nın Cizîrê bölgesinde öğrenciler, aileler ve Şehit Aileleri Meclisleri, Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçe eğitimi haftada üç dersle sınırlandıran 493 Sayılı kararına karşı eylemler düzenledi. Hesekê, Dirbêsiyê, Tirbespiyê, Qamişlo, Amûdê, Çilaxayê, Dêrik ve Til Temir’de gerçekleştirilen eylemlerde anadilde eğitim hakkı ve Kürtçenin resmi eğitim dili olması talep edildi.

Cizîrê bölgesindeki okullarda öğrencilerin, yeni eğitim-öğretim yılının başladığı 6 Eylül’den bu yana karara karşı çeşitli eylemler düzenlediği belirtildi.

QAMIŞLO’DA ÖĞRENCİLERDEN YÜRÜYÜŞ

Qamişlo’da öğrenciler, Qermûtî Kavşağı’ndan Qamişlo Bölge Müdürlüğü binasına kadar yürüdü. Öğrenciler yürüyüş boyunca anadilde eğitim haklarının tanınması ve Kürtçenin resmi dil olması taleplerini içeren pankartlar taşıdı.

Yürüyüşün sonunda Qamişlo Bölge Müdürü Cîhan Hesam ile görüşen öğrenciler, Kürtçe eğitimin haftada üç saatle sınırlandırılmasını kabul etmediklerini belirtti. Hesam ise öğrencilerin taleplerini ilgili mercilere ileteceğini söyledi.

DÊRİK’TE ÜÇ GÜNLÜK EYLEM

Dêrik’teki Yûsif El Ezma Okulu önünde halk tarafından çadır kurularak başlatılan eylemin üç gün süreceği açıklandı. Eylemin ilk gününde onlarca öğrenci ve ailesi destek verdi.

Öğrenci İnisiyatifi adına konuşan Esma Îsam, geçici hükümetin aldığı kararın Kürtçeyi sınırlandırdığını ve bunun bir insan hakları ihlali olduğunu söyledi. Eylemde Rojava halkının Rojava Devrimi ile elde ettiği kazanımlardan vazgeçmeyeceği vurgulanırken, Kürtçenin Suriye Anayasası’nda resmi dil olarak tanınması çağrısı yapıldı.

AMÛDÊ’DE TÜM DERSLERİN KÜRTÇE OLMASI TALEBİ

Amûdê’de Jina Azad Kavşağı’nda düzenlenen eylemde konuşan araştırmacı Arşek Baravî, Kürtçe eğitimin üç saatle sınırlandırılmasının Kürt halkının kültürüyle bağdaşmadığını ifade etti.

Baravî, Kürt halkının yıllardır kendi dilinde eğitim hakkı için mücadele ettiğini belirterek, tüm derslerin Kürtçe verilmesi talepleri karşılanana kadar eylemlerin süreceğini söyledi.

ÇILAXAYÊ’DE DERS BOYKOTU

Çilaxayê’de dersleri boykot eden öğrenciler ve aileleri, Kürtçe eğitimin hukuki ve siyasi bir hak olduğunu belirten pankartlarla Eğitim Merkezi önünde toplandı.

Henîfa Reşîd tarafından yapılan açıklamada, Suriye Eğitim Bakanlığı’nın kararının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Rojava’da öğrencilerin 14 yıldır ilkokuldan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim gördüğü ve bunun bir hak olduğu vurgulandı. Öğrenciler ve aileleri, taleplerinin ilgili mercilere ulaştırılmasını istedi.

TIL TEMIR’DE KARARIN GERİ ÇEKİLMESİ ÇAĞRISI

Til Temir Şehit Aileleri Meclisi ve öğrenciler, Şehit Aileleri Meclisi Parkı ile Meyselûn Okulu’nda Kürtçe eğitim talebiyle açıklamalar yaptı.

Açıklamalarda Kürtçenin kimliğin ve kültürün temel unsurlarından biri olduğu, Kürt çocuklarının kendi anadillerinde eğitim görme hakkına sahip bulunduğu belirtildi. Geçici hükümete, Kürtçe eğitime ilişkin kararın geri çekilmesi çağrısı yapıldı.

Kürtçe eğitim taleplerinin barışçıl yollarla dile getirildiği vurgulanan eylem, “Bê ziman jiyan nabe” sloganıyla sona erdi.

TIRBESPİYÊ, HESEKÊ VE DİRBÊSİYÊ’DE ORTAK AÇIKLAMA

Hesekê, Dirbêsiyê ve Tirbespiyê’deki Şehit Aileleri Meclislerinde öğrenciler ve meclis üyeleri tarafından ortak açıklamalar yapıldı.

Açıklamalarda, Kürtçenin yalnızca birkaç saatlik sembolik dersle sınırlandırılmasının tekçi ve asimilasyoncu anlayışın devamı olduğu ifade edildi. Kürtçenin yalnızca bir iletişim aracı olmadığı, aynı zamanda varlığın, kimliğin, halkın ve tarihin temel unsuru olduğu vurgulandı.

Açıklamalarda üç temel talep öne çıkarıldı. İlk olarak Kürtçe derslerinin azaltılmasına ilişkin kararın reddedilmesi ve bunun 29 Ocak Anlaşması ile Kürt halkının varlığına yönelik bir ihlal olarak değerlendirilmesi istendi.

İkinci olarak Kürtçenin, bölgedeki tüm liselerde ve diğer eğitim kademelerinde Arapçayla birlikte resmi eğitim dili olarak kabul edilmesi talep edildi.

Üçüncü olarak ise bölgedeki Kürtçe yer isimlerinin değiştirilmesine yönelik girişimlere ve çocukların anadilleriyle bağını koparmaya yönelik politikalara son verilmesi çağrısı yapıldı. Bu tür uygulamaların toplumsal barış ve halkların kardeşliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtildi.

Share this content:

Yorum gönder