KJK: ROJAVA VE İRAN HALKLARIYLA DAYANIŞMA İÇİN ALANLARA!

KJK: ROJAVA VE İRAN HALKLARIYLA DAYANIŞMA İÇİN ALANLARA!

KJK Koordinasyonu, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılar ve İran’da yükselen direniş hareketiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “15 yıldır özgürlük ve demokrasi için direnen Rojava halkının ve baskıcı rejime karşı mücadele eden İran halkının yanında durmaya çağırıyoruz” denildi.

Koordinasyon, tüm halkları, özellikle kadınları ve gençleri, Şêxmeqsûd, Eşrefiyê, Rojhilat ve İran halkıyla dayanışmaya ve faşist saldırılara karşı alanlara çıkmaya çağırdı. Açıklamada, Rojava ve Rojhilat ile İran’daki kazanımların sadece bu bölgelerin değil, özgürlük mücadelesi yürüten herkesin kazanımı olduğu vurgulandı.

KJK açıklamasında şunlar ifade edildi:

“Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de gerçekleşen saldırılarda 7 canımızı kaybettik, 50’den fazla kişi yaralandı. Şehitlerimizin ailelerine başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyor, halkımızın direnişini selamlıyoruz.

220 binden fazla Kürt nüfusunun yaşadığı Şêxmeqsûd, 2011’den beri kendi öz savunmasıyla yaşam alanlarını koruyor, Halep’in savunusunda rol almış ve hiçbir şekilde Suriye hükümetine karşı saldırıda bulunmamıştır. Buna karşılık, geçici hükümetin uyguladığı ambargo ve saldırılar halkı açlık, soğuk ve temel hizmetlerden yoksun bırakmakta, hastaneler de dahil olmak üzere yaşam alanlarını hedef almaktadır.

Son dönemlerde artan HTŞ, Alevi ve Dürzi saldırıları, yalnızca Kürt halkına değil, Suriye’nin çok kültürlü ve çok inançlı yapısına yönelik bir saldırıdır. Türkiye’de demokratik çözüm tartışılırken, Türk devletinin desteğiyle gerçekleştirilen bu saldırılar, bölge halklarına olduğu kadar Türkiye halkına da zarar vermektedir.

Suriye geçici hükümeti, baskıcı uygulamalarıyla kendi sonunu hazırlamaktadır. Önder APO’nun vurguladığı gibi, Suriye’nin tek yolu demokratik bir yapıdır. Farklı halkların, kültürlerin ve inançların bir arada yaşadığı Suriye’ye dayatılan ulus-devlet anlayışı, geçici hükümetin sonunu getirecektir.

15 yıldır süren savaş ortamında, demokratik bir Suriye için emek harcayan kadınların ve Kürt halkının direnişini sahiplenmek, gerici çetelere verilecek en büyük darbe olacaktır.

Öte yandan, Rojhilat ve İran’da 28 Aralık’ta başlayan ve 27 şehir ile 88 ilçeye yayılan halk hareketini selamlıyor; şehit düşenlerin ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Sendikaların grevleriyle başlayan ve ‘adalet, hukuk, özgürlük’ talepleriyle büyüyen bu direnişin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.

Kadınlar öncülüğünde yükselen ‘Jin, Jiyan, Azadî’ (Kadın, Yaşam, Özgürlük) şiarı, hem İran halkının hem de tüm halkların yaşam düsturu olmuştur. Baskıcı rejimlerin idam, tutuklama ve zulüm politikaları, direnişi bastırmak yerine güçlendirmiştir. Kadınlar ve halk artık diktatör rejimlerle yaşamayı reddediyor.

Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeler, yeni işgal hareketlerinin başladığını ve ulus-devlet sınırlarının halklar aleyhine değiştirilmeye çalışıldığını göstermektedir. Sömürgeci güçler, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden insanları katletmekte ve hiçbir ahlaki ilkeyi gözetmemektedir.

Başta Kürt halkı olmak üzere, tüm halkları, kadınları ve gençleri; Şêxmeqsûd, Eşrefiyê, Rojhilat ve İran halkıyla dayanışmaya, saldırılara karşı alanlara çıkmaya çağırıyoruz. Bu kazanımlar sadece Rojava’nın veya İran’ın değil, özgürlük mücadelesi veren tüm halkların ve dünya kadınlarının kazanımıdır.

Kadınlar ve gençler öncülüğünde tüm halkımızı, demokratik kamuoyunu ve özgürlük savunucularını, soykırım saldırılarına karşı seferber olmaya ve direnen Rojava ile İran halklarının yanında durmaya davet ediyoruz.”

Share this content:

Yorum gönder