BALUKEN: SAYIN ÖCALAN’IN ÇALIŞMA KOŞULLARI ÇÖZÜMÜN STRATEJİK BAŞLIKLARINDAN BİRİDİR

BALUKEN: SAYIN ÖCALAN’IN ÇALIŞMA KOŞULLARI ÇÖZÜMÜN STRATEJİK BAŞLIKLARINDAN BİRİDİR

Kürt siyasetçi İdris Baluken, Çerçeve Yasa’nın Meclis’ten geçmesinin ardından sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baluken, yasanın nihai bir çözüm olmadığını, ancak müzakerelerin hukuki zemine kavuşması açısından yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirtti.

Çerçeve Yasa’nın yürürlüğe girmesinin ardından gözlerin iktidarın uygulamaya yönelik atacağı adımlara çevrildiğini ifade eden Baluken, geçmiş deneyimlerin hukuki güvenceden yoksun müzakere süreçlerinin kalıcı sonuç üretmediğini gösterdiğini söyledi. Yasanın, Kürt halkının uzun yıllara dayanan mücadelesinin ortaya çıkardığı bir sonuç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için müzakere muhataplarının hukuki statüsünün açık biçimde belirlenmesi gerektiğini kaydeden Baluken, Sayın Abdullah Öcalan’ın müzakere ve çalışma koşullarının düzenlenmesinin de temel başlıklardan biri olduğunu belirtti. Baluken, bu koşulların uluslararası hukuk ve demokratik siyaset ilkeleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

Baluken ayrıca iletişim kanallarının açılması, teknik heyetlerin oluşturulması ve süreci denetleyecek mekanizmaların kurulması gerektiğini söyledi. Demokratik siyaset alanının genişletilmesi, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güçlendirilmesi, yerel demokrasinin geliştirilmesi, infaz hukuku ve Terörle Mücadele Kanunu’nda düzenlemeler yapılması ile AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasının da süreci tamamlayacak adımlar olduğunu belirtti.

Avrupa’daki Kürt toplumunda sürece ilişkin temkinli bir iyimserliğin bulunduğunu aktaran Baluken, açıklamalardan ziyade somut demokratik adımların beklendiğini söyledi. Avrupa’daki Kürtlerin demokratik ve barışçıl çözümün en güçlü destekçileri arasında yer aldığını belirten Baluken, sürecin hukuki gerekliliklerinin eksiksiz yerine getirilmesi ve demokratik reformların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Çerçeve Yasa’nın eksiklerinin eleştirilebileceğini ancak sürecin bütünüyle reddedilmesinin doğru olmadığını dile getiren Baluken, yapıcı eleştirilerin süreci güçlendireceğini söyledi. Baluken, ihtiyaç duyulanın süreci reddetmek değil, eksiklikleri gidererek daha demokratik, kapsayıcı ve kalıcı hale getirmek olduğunu vurguladı.

Kürt Hareketi açısından yaşanan değişimin iddialardan vazgeçmek anlamına gelmediğini belirten Baluken, bunun mücadele yöntemlerini değiştirme iradesi olduğunu söyledi. Stratejik hedeflerden vazgeçmeden yöntemleri değiştirebilmenin, demokratik siyasetin imkanlarını genişletmenin ve toplumsal kazanımları koruyarak ilerlemenin teslimiyet değil, siyasal özgüven ve stratejik aklın göstergesi olduğunu ifade etti.

Baluken, esas hedefin Çerçeve Yasa ile atılan ilk adımın kalıcı barış, demokratik hukuk devleti ve Kürt halkının meşru demokratik haklarını güvence altına alacak yeni reformlarla tamamlanması olduğunu belirtti.

Share this content:

Yorum gönder