ÖNDER APO: ORTA DOĞU’NUN GELECEĞİ DEMOKRATİK TOPLUMUN İNŞASINDADIR
Önder Apo, İtalya’nın Torino kentinde düzenlenen Demokratik Konfederalizm Konferansı’na gönderdiği mesajda, Orta Doğu’da kalıcı barışın sağlanmasının demokratik siyasetin güçlendirilmesine ve halkların eşit, özgür birliğine bağlı olduğunu belirtti. Savaş ve tahakküm politikalarının halklara barış getirmediğini vurgulayan Önder Apo, “Orta Doğu’nun geleceği yeni savaşlarda ve yeni tahakküm ilişkilerinde değil, demokratik toplumun inşasındadır. Kurtuluş, halkların özgür birliğinde ve demokratik siyasetin güçlendirilmesindedir” dedi.
İmralı’dan konferans katılımcılarına seslenen Önder Apo, mesajına enternasyonal dayanışma ve özgürlük duygularıyla selamlarını ileterek başladı. Konferansın halkların eşitliği ve özgürlüğüne, ayrıca Orta Doğu’da kalıcı barışın kurulmasına katkı sunmasını diledi.
Orta Doğu’nun önemli bir dönemeçten geçtiğini belirten Önder Apo, savaşların, çatışmaların, ulus-devlet merkezli çözüm arayışlarının ve güvenlikçi politikaların halklara barış ve özgürlük getirmediğini ifade etti. Temel görevin savaş siyasetini terk ederek demokratik siyaseti esas almak, toplumu örgütlemek ve halkların eşit ve özgür biçimde bir arada yaşayabileceği yeni bir dönem inşa etmek olduğunu vurguladı.
Demokratik konfederalizm ve Demokratik Cumhuriyet perspektifinin bu arayışın temel tartışma başlıkları arasında yer aldığını belirten Önder Apo, PKK’nin feshi ve silahlı mücadele stratejisinin sona ermesinin yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu değişimin meseleye yeni bir bakış açısını zorunlu kıldığını kaydetti.
Silahlı mücadelenin sona ermesinin tek başına barış anlamına gelmediğini vurgulayan Önder Apo, kalıcı barış için çatışmanın nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Kürt varlığının, dilinin ve kültürünün güvence altına alınması, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.
Demokratik entegrasyonun tek taraflı uyum ya da mevcut düzene koşulsuz katılım olarak anlaşılmaması gerektiğini belirten Önder Apo, bunun farklılıkların inkâr edilmediği, hakların tanındığı ve ortak yaşamın eşitlik temelinde kurulduğu demokratik bir dönüşüm olması gerektiğini dile getirdi.
Demokratik siyasetin karşılığının demokratik cumhuriyet, demokratik toplumun güvencesinin ise hukuk olduğunu belirten Önder Apo, hukuki güvenceler olmadan demokratik siyasetin kalıcılaşamayacağını ve barış sürecinin başarıya ulaşamayacağını kaydetti.
Kürt sorununun çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı ele alınamayacağını ifade eden Önder Apo, Türkiye’nin demokratikleşmesinin de halkların eşit ve özgür biçimde bir arada yaşamasını sağlayacak siyasi iradenin ortaya çıkmasıyla bağlantılı olduğunu belirtti.
Demokratik konfederalizm perspektifinin Orta Doğu açısından önemine değinen Önder Apo, çözümün halkları tek bir kimlik altında eritmek, sınırları ve farklılıkları yeni çatışmaların kaynağına dönüştürmek ya da yeni bir devletçi tahakküm oluşturmak olmadığını vurguladı.
Bölgede ihtiyaç duyulan dönüşümü savaş siyasetinin yerini demokratik siyasetin, inkârın yerini tanımanın, zorun yerini hukukun, toplumsal parçalanmanın yerini ise özgür ve eşit ortak yaşamın alması şeklinde tanımlayan Önder Apo, bu sürecin devletlerin ve siyasi aktörlerin sorumluluk üstlenmesini, demokratik kurumların güçlendirilmesini ve toplumun kendi geleceği hakkında söz ve karar sahibi olmasını gerektirdiğini belirtti.
Mesajının sonunda konferansın, demokratik konfederalizm perspektifini günümüz koşullarında tartışarak demokratik çözümün somut yollarını ortaya koymasını dileyen Önder Apo, kalıcı barış için silahların yerini siyasetin, güvensizliğin yerini hukukun ve inkârın yerini eşitliğin alması gerektiğini vurguladı.
Önder Apo, mesajını barış ve özgürlüğe duyduğu inancı yineleyerek tamamladı. Mesaj, Abdullah Öcalan imzasıyla İmralı’dan gönderildi.
Share this content:



Yorum gönder