İHD EŞ BAŞKANI OYA ERSOY: SÜRECİN İLERLEMESİ İÇİN ÖCALAN’IN HUKUKİ STATÜSÜ TANIMLANMALI
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Başkanı Oya Ersoy, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kalıcı ve sürdürülebilir bir zemine kavuşabilmesi için acil demokratik ve hukuki adımların atılması gerektiğini söyledi. Sürecin ilerleyebilmesi açısından Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünün net biçimde tanımlanmasının zorunlu olduğunu belirten Ersoy, umut hakkının uygulanması, siyasi tutsakların serbest bırakılması ve demokratikleşme yönünde somut adımlar atılmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’de son yıllarda demokratik alanın daraldığını ve hukuk devleti ilkelerinin ciddi biçimde zedelendiğini ifade eden Ersoy, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmamasının bu tablonun en belirgin göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Kürt sorununun çözümüne yönelik yürütülen sürecin toplumsallaştırılması gerektiğini belirten Ersoy, insan hakları, demokrasi ve barış yanlısı tüm kesimlerin sürece aktif biçimde katılması gerektiğini vurguladı.
Meclis kapanmadan önce bir geçiş dönemi yasasının çıkarılmasının önemli olduğunu dile getiren Ersoy, silah bırakma kararlarının ardından ortaya çıkacak hukuki ve siyasi durumun netleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Sürece katılan herkes için hukuki güvencelerin sağlanmasının zorunlu olduğunu belirten Ersoy, geçmiş çözüm süreçlerinde yer alan çok sayıda kişinin daha sonra yargılamalarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.
Öcalan’ın süreçte devlet tarafından da muhatap alındığını belirten Ersoy, bu nedenle görüşmelerin şeffaf biçimde yürütülmesi ve gerekli çalışma koşullarının oluşturulması gerektiğini söyledi. Ayrıca kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve siyasi tutukluların serbest bırakılmasının demokratikleşme açısından önemli adımlar olacağını kaydetti.
Umut hakkının yalnızca Abdullah Öcalan için değil, evrensel hukuk ilkeleri gereğince tüm mahpuslar için uygulanması gerektiğini vurgulayan Ersoy, cezaevlerinde infazını tamamlamasına rağmen özgürlüğüne kavuşamayan çok sayıda tutuklunun bulunduğunu belirtti.
Çatışmalı süreçlerin toplumda derin yaralar bıraktığını ifade eden Ersoy, kalıcı barış için geçmişte yaşanan insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmesi, hakikatin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması gerektiğini söyledi. Ana dilinde yaşam hakkı başta olmak üzere temel demokratik hakların güvence altına alınmasının da kalıcı çözümün önemli unsurları arasında yer aldığını belirtti.
Share this content:



Yorum gönder