TUNCER BAKIRHAN: “KÜRT’ÜN DİLİ VE KİMLİĞİ ANAYASAL GÜVENCEYE KAVUŞMALI”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları kapsamında Bedlîs’te düzenlenen halk toplantısında yaptığı konuşmada, Kürt meselesinin güvenlik politikalarıyla ele alınmasını eleştirerek, “Artık Kürt’ün diline ve kimliğine bir hukuk gerekiyor” dedi.
Toplantıya, DEM Parti Meclis Başkanvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan da katıldı. Bakırhan, Bitlis’in tarihsel ve kültürel önemine dikkat çekerek kentin geçmişten bugüne bölgenin ilim ve direniş merkezi olduğunu ifade etti.
“30 Ocak Anlaşması küçümsenmemeli”
Konuşmasında Rojava’da 30 Ocak’ta imzalandığını belirttiği anlaşmaya değinen Bakırhan, bu sürecin Kürtlerin farklı coğrafyalardaki dayanışması sayesinde gerçekleştiğini söyledi. 18 Ocak’ta Kürtlere yönelik bir “teslimiyet dayatması” olduğunu savunan Bakırhan, kısa sürede ortaya konulan tutumun anlaşmanın önünü açtığını belirtti.
Anlaşmayla birlikte Kürt yerleşimlerinin statüsünün tanındığını öne süren Bakırhan, Afrin’deki işgalin sona ereceğini, Girê Spî ve Serêkaniyê’deki Kürt nüfusun yeniden evlerine döneceğini dile getirdi. Kürtlerin kendi güvenliklerini sağlayacağı bir hukuki zeminin oluşturulması gerektiğini vurguladı.
“Münih Güvenlik Konferansı’nda terörist denilen Kürt temsilcilerinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü” ifade eden Bakırhan, Rojava’daki gelişmeleri yakından takip edeceklerini söyledi.
“Kürt sorunu bir demokrasi sorunudur”
Türkiye’de yürütülen sürece de değinen Bakırhan, Abdullah Öcalan ile devlet arasında görüşmeler yapıldığını ve sürecin başlangıç aşamasında olduğunu belirtti. Meclis’te kurulan komisyonun 100 yıllık Kürt meselesini tek başına çözemeyeceğini söyleyen Bakırhan, komisyon raporuna bazı maddelerde destek verdiklerini, bazı maddelere ise çekince koyduklarını kaydetti.
“Kürt sorunu bir terör sorunu değil; demokrasi, özgürlük, dil ve kimlik sorunudur” diyen Bakırhan, güvenlik eksenli yaklaşımın değişmesi gerektiğini ifade etti.
AİHM ve AYM kararlarına uyma çağrısı
Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına atıf yaparak, bu kararların uygulanması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, aralarında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu isimlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Raporda yer alan “doğuştan haklar” ifadesine dikkat çeken Bakırhan, bunun anadil ve kültürel hakları kapsadığını belirterek, Kürtlerin anadilinde eğitim ve kültürel özgürlük taleplerinin yasal güvenceye alınması gerektiğini vurguladı.
Kayyum ve yargı uygulamalarına eleştiri
Yerel demokrasi başlığının raporda yer aldığını hatırlatan Bakırhan, kayyum atanan belediye eş başkanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiğini söyledi. Kürtçe halay çektiği gerekçesiyle tutuklanan kişilere ilişkin de konuşan Bakırhan, bu kararları “provokasyon” olarak nitelendirdi ve sorumlular hakkında soruşturma başlatılması çağrısı yaptı.
Cezaevlerinin boşaltılması, sürgündekilerin geri dönmesi ve çatışma sürecinin tüm sonuçlarıyla birlikte sona erdirilmesine yönelik yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade eden Bakırhan, barış sürecine tüm kesimlerin iyi niyetle yaklaşması gerektiğini sözlerine ekledi.
Share this content:



Yorum gönder