TEMELLİ: TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASI KÜRT KARŞITLIĞINA HAPSOLMUŞ DURUMDA

TEMELLİ: TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASI KÜRT KARŞITLIĞINA HAPSOLMUŞ DURUMDA

DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Türkiye’nin İran’daki Kürtlere ilişkin son açıklamalarını eleştirerek, Ankara’nın dış politikasının uzun süredir Kürt karşıtlığı eksenine sıkıştığını söyledi. Temelli, bölgedeki gelişmeler karşısında halkların yararını gözeten samimi ve gerçekçi politikaların üretilmediğini savundu.

Tartışma, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İran’daki beş Kürt partisinin oluşturduğu “İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı”na dair açıklamaları ve Milli Savunma Bakanlığı’nın PJAK’ı tehdit olarak nitelendiren değerlendirmelerinin ardından yeniden gündeme geldi. Ankara’nın bu yaklaşımını değerlendiren Temelli, Türkiye’nin Ortadoğu’daki gelişmeleri çoğu zaman Kürt meselesi üzerinden okuduğunu belirtti.

Temelli, İran’da yaşanan savaşın yalnızca bölgesel bir çatışma olmadığını, uluslararası dengeleri de etkileyebilecek geniş kapsamlı bir kriz niteliği taşıdığını söyledi. Çatışmanın büyüme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çeken Temelli, yaşanan gelişmeleri kaygıyla takip ettiklerini ifade etti.

İran’daki krizin arka planında bir yandan rejimin halklara yönelik baskıcı politikalarının, diğer yandan ise büyük güçlerin bölgedeki nüfuz mücadelesinin bulunduğunu belirten Temelli, bu iki güç arasındaki gerilimden en fazla zarar gören kesimin halklar olduğunu dile getirdi.

“Halklar üçüncü yolu savunmalı”

Temelli, halkların iki seçenekten birini tercih etmek zorunda olmadığını belirterek, demokratik toplum ve barış perspektifine dayanan “üçüncü yol”un önemine vurgu yaptı. Bu yaklaşımın halklar, emekçiler ve kadınlar için bir çıkış yolu olduğunu ifade eden Temelli, örgütlü toplum ve demokratik mücadeleyle barışın mümkün olabileceğini söyledi.

“Türkiye gelişmeleri halkların lehine okuyamıyor”

Türkiye’nin uzun süredir Ortadoğu’daki gelişmeleri doğru değerlendiremediğini savunan Temelli, Ankara’nın hem iç hem de dış politikada tutarlı bir strateji geliştiremediğini ileri sürdü. Türkiye’nin sık sık krizlerle karşı karşıya kalmasının nedenlerinden birinin de bu olduğunu dile getiren Temelli, mevcut stratejik aklın çoğu zaman yalnızca Kürt karşıtlığı üzerinden şekillendiğini öne sürdü.

Temelli, Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki politikalarına da değinerek, Ankara’nın sınırları dışındaki Kürtlere yönelik yaklaşımının çoğu zaman güvenlik eksenli olduğunu ve bunun kalıcı çözümler üretmediğini savundu.

“Kalıcı barış için samimi politika gerekiyor”

Türkiye’de Türkler ve Kürtler arasında kalıcı bir barışın kurulmasına yönelik bazı adımların atıldığını hatırlatan Temelli, ancak bu sürecin yalnızca ülke sınırları içinde ele alınamayacağını söyledi. Temelli’ye göre kalıcı bir barış için bölgedeki Kürtlerin de dikkate alındığı kapsamlı ve samimi bir politika gerekiyor.

Temelli ayrıca, Kürt meselesinin güvenlik politikalarıyla değil hukuk ve siyaset temelinde ele alınması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin geçmişteki hatalardan ders çıkararak yeni bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Ona göre aksi halde hem Türkiye’de hem de bölgede riskler artmaya devam edecek.

Share this content:

Yorum gönder