ÖNDER APO: DEMOKRATİK ENTEGRASYON ÇÖZÜMÜ TOPLUM TEMELLİ YAKLAŞIMI ESAS ALIYOR
DEM Parti İmralı Heyeti, 27 Mart 2026 tarihinde İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, yürütülen görüşmelerde sürecin önemli bir eşiğe geldiğinin açık biçimde görüldüğü ve çözüm yolunun müzakere, demokratik irade ve tarihsel sorumluluk boyutlarıyla birlikte ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç olduğu vurgulandı.
Heyet açıklamasında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu süreçte üstlendiği tarihsel sorumluluğa dikkat çekilerek, komisyon raporunun ardından yürütülecek çalışmaların geciktirilmeden kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının hayati önem taşıdığı belirtildi. Tarihsel fırsatların kaçırılmaması ve gerçek bir çözüm iradesinin ortaya çıkması için diyalog kanallarının açık tutulması ve demokratik siyasetin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca demokratik toplum anlayışının Türkiye’de yaşayan tüm halklar ve inançlar için ortak bir gelecek güvencesi olduğu vurgulandı.
“Ortadoğu’da üç temel çizgi ortaya çıktı”
Görüşmede değerlendirmelerde bulunan Öcalan, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin bölgesel dengeleri doğrudan etkilediğini belirterek İran savaşıyla birlikte üç temel çizginin ortaya çıktığını söyledi. Öcalan, bu çizgileri ABD-İsrail hattı, İngiltere’nin öncülük ettiği statükoyu korumaya dönük uluslararası çizgi ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile savunulan demokrasi ve ortak yaşam çizgisi olarak tanımladı.
“Anadolu–Mezopotamya eksenli çözüm”
Öcalan, çözüm perspektiflerinin Anadolu–Mezopotamya ilişkisine dayandığını belirterek bu ilişkinin tarihsel ve kültürel köklere sahip olduğunu ifade etti. Tarihteki ilk büyük barış anlaşması olarak kabul edilen Kadeş Antlaşması’nı hatırlatan Öcalan, Anadolu’nun güvenliğinin Ortadoğu ve Mezopotamya ile olan ilişkilerden bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi.
“Cumhuriyet ile sorunumuz yok”
Öcalan, Cumhuriyet ile bir sorunlarının olmadığını ancak temel meselenin Cumhuriyetin demokratik nitelik kazanması olduğunu belirterek demokrasinin Cumhuriyet’i güçlendirecek tek çözüm olduğunu ifade etti. Asimilasyoncu yöntemlerin savunulmasının toplumun önüne dar bir siyasal çerçeve koyduğunu dile getirdi.
“Silahlı mücadele dönemi sona erdi”
27 Şubat çağrısına da değinen Öcalan, silahlı mücadele döneminin sona erdiğini ve artık geri dönüşün mümkün olmadığını belirtti. İçinde bulunulan sürecin Demokratik Cumhuriyet temelinde barışa geçiş süreci olduğunu ifade eden Öcalan, bu sürecin başarıya ulaşması halinde Cumhuriyet’in daha da güçleneceğini söyledi.
“Toplum temelli demokratik çözüm”
Öcalan, demokratik toplum anlayışının Kürtlerin devletle ilişkisini pozitif bir yurttaşlık ve toplumculuk temelinde düzenlemeyi amaçladığını belirtti. Cumhuriyete katılımın kimlik, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve kadın özgürlüğü temelinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.
Öcalan açıklamasının sonunda demokratik entegrasyon çözümünün toplum temelli bir yaklaşımı esas aldığını belirterek, bu yaklaşımın toplumsal yapıların bütünsel ve kolektif demokratikleşmesini gerektirdiğini ifade etti.
Share this content:



Yorum gönder