MAZLUM RİZGAR DİYAR’IN AİLESİ: ŞEHİTLERİMİZİN MÜCADELESİNİ VE ANILARINI YAŞATACAĞIZ
Şirnex doğumlu HPG gerillası Mazlum Rizgar Diyar’ın (Abdullah Karaviş) 2015 yılında Hezex’te (İdil) yaşamını yitirdiğinin açıklanmasının ardından ailesi, şehitlerin bıraktığı mücadele mirasına sahip çıkacaklarını belirtti. Diyar’ın abisi Hakim Karaviş, ailelerinin uzun yıllara dayanan mücadele tarihine dikkat çekerek, “Şehitler yalnızca bizim değil, baskı ve zulme karşı direnen herkesin şehididir” dedi.
Kürt halkının özgürlüğü ve demokratik yaşamı için yürütülen mücadele içerisinde genç yaşta yer alan Mazlum Rizgar Diyar, yaşamının sonuna kadar mücadelenin farklı alanlarında görev aldı. Ailesinden daha önce aynı mücadele içerisinde yaşamını yitirenlerin izinden yürüyen Diyar’ın şehadeti, 2026 yılında çok sayıda kişinin şehadetinin açıklanmasıyla birlikte kamuoyuna duyuruldu.
Diyar’ın abisi Hakim Karaviş, ailelerinin geçmişini ve şehitlerin kendilerine bıraktığı mirası ANF’ye anlattı.
‘SON DAMLAMIZA KADAR ŞEHİTLERİN EMEĞİNE BORÇLUYUZ’
Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri saygıyla anan Hakim Karaviş, ailelerinin yaşadığı kayıpların yalnızca bir acı olmadığını, aynı zamanda şehitlerin bıraktığı değerlere sahip çıkma sorumluluğu doğurduğunu söyledi.
Ailesinin uzun yıllardır Kürt halkının özgürlük mücadelesi içerisinde yer aldığını belirten Karaviş, şehitlerin emeğine yaşamlarının sonuna kadar sahip çıkacaklarını ifade etti.
Karaviş, “Ülkenin özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyoruz. Son damlamıza kadar onların emeğine ve mücadelesine borçlu olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Büyük bir inanç, saygı ve hürmetle Önder Apo’yu selamlıyoruz. Önder Apo’nun başı sağ olsun” dedi.
Ailelerinin mücadele içerisinde uzun bir geçmişe sahip olduğunu aktaran Karaviş, büyük ağabeyi Lezgin Karaviş’in (Rizgar) 1990’lı yıllarda yaşamını yitirdiğini, ancak mezar yerinin ve şehadetine ilişkin ayrıntıların bugüne kadar netleşmediğini söyledi.
Karaviş, küçük kardeşi Abdullah Karaviş’in daha sonra saflara katıldığını ve kendisinden önce yaşamını yitirenlerin mücadele mirasını devraldığını belirterek, “Kardeşim kendi yaşamını Kürt halkının özgürlüğüne adadı. Büyük abisinin ve kendisinden önce yaşamını yitiren yoldaşlarının bıraktığı mücadele mirasını sahiplendi” ifadelerini kullandı.
Bir diğer kardeşlerinin de 13 Kasım 2015’te Hezex’te yaşanan şehir direnişleri sırasında yaşamını yitirdiğini belirten Karaviş, aradan geçen yılların ardından 2026 yılında hem kardeşlerinin hem de çok sayıda kişinin şehadetinin resmi olarak açıklandığını aktardı.
‘ÖMRÜMÜZÜN SONUNA KADAR BU MÜCADELE İÇİNDE OLACAĞIZ’
Ailelerinin “Mala Şêxo” adıyla tanındığını ve bugüne kadar 19 kişinin şehit düştüğünü ifade eden Karaviş, mücadeleye bağlılıklarının yaşamlarının sonuna kadar süreceğini söyledi.
Karaviş, “Bizler ömrümüzün sonuna kadar bu mücadeleye, Kürdistan topraklarına ve Önder Apo’ya borçluyuz. Önder Apo’nun başlattığı bu mücadele olmasaydı, belki de bugün Kürt kimliğimizden, dilimizden ve tarihimizden dahi haberdar olamayacaktık” dedi.
Mücadelenin yalnızca silahlı bir mücadele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karaviş, bunun aynı zamanda kimlik, dil, kültür ve halk olarak varlığın yeniden sahiplenilmesiyle ilgili olduğunu ifade etti.
Aileden çok sayıda gencin mücadele içerisinde yer aldığını belirten Karaviş, bazı gençlerin sürgünde yaşamak zorunda kaldığını, devletin baskı politikaları nedeniyle Avrupa’ya veya Kürdistan’ın diğer parçalarına dağıldığını söyledi.
‘ŞEHİTLERİN SÖZÜ BİZİM İÇİN BİR VASİYETTİR’
Şehitlerin Kürdistan toprakları ve halkıyla kurduğu bağın aileleri açısından önemli olduğunu belirten Karaviş, şehitlerin kendilerine bıraktığı sözlerin bir vasiyet niteliğinde olduğunu söyledi.
Karaviş, şehitlerin “Eğer bir gün şehit düşersek, mezar taşımıza ‘Biz bu ülkeye borçluyuz’ yazın” dediğini aktararak, kendilerinin de aynı anlayışla ülkeye ve Önder Apo’ya karşı sorumluluk taşıdıklarını ifade etti.
Şehitlerin ardından yalnızca yas tutmanın yeterli olmadığını belirten Karaviş, onların emeğine, inancına ve mücadelesine sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Karaviş, aile olarak temel görevlerinin şehitlerin anılarını yaşatmak, neden mücadele ettiklerini anlatmak ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu belirtti.
Karaviş, “Şehitler yalnızca bizim değil; baskıya ve zulme karşı durup ‘Ben Kürdüm, insanım ve haklarım var’ diyen herkesin şehididir. Kim olursa olsun, hangi halktan, hangi inançtan olursa olsun, zulme karşı duran herkesin mücadelesine saygı duyuyoruz” dedi.
Kendi şehitlerinin anısına sahip çıktıkları gibi başka halkların özgürlük ve adalet mücadelelerine de saygı duyduklarını belirten Karaviş, şehitlerin ortaya koyduğu mücadelenin insanlık onuru açısından önemli olduğunu ifade etti.
‘ÖNDER APO’NUN MÜCADELESİ KÜRT HALKININ UYANIŞINI SAĞLADI’
Önder Apo’nun ortaya koyduğu fikirlerin kendileri açısından yol gösterici olduğunu söyleyen Karaviş, onun belirttiği hususları kendileri açısından önemli gördüklerini ifade etti.
Karaviş, Önder Apo’nun yürüttüğü mücadelenin Kürt halkının kendi kimliğinin yanı sıra diline, kültürüne ve tarihine sahip çıkmasında önemli bir rol oynadığını savundu.
Dünyanın farklı bölgelerinde zulme karşı mücadele eden halklara saygı duyduklarını belirten Karaviş, “İnsanlık, adalet ve özgürlük adına adım atan; Kürt, Türk, Arap veya Fars fark etmeksizin zulme karşı direnen tüm halklara, Filistin’den Rojava’ya, Bakûr’dan Başûr’a kadar saygı duyuyor ve kendimizi bu mücadeleye borçlu görüyoruz” dedi.
Bir halkın özgürlük mücadelesinin başka bir halkın mücadelesinden ayrı olmadığını belirten Karaviş, zulmün olduğu her yerde buna karşı direnişlerin de bulunduğunu söyledi. Karaviş, Önder Apo’nun ve yürüttüğü mücadelenin Kürt halkının kendi kimliğinin farkına varmasında etkili olduğunu ifade etti.
‘ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ’
Şehitlerin bıraktığı mirasın kendileri için yaşamlarının sonuna kadar taşıyacakları bir sorumluluk olduğunu belirten Karaviş, şehitlerin anılarının geçmişte kalmış bir konu olmadığını söyledi.
Karaviş, “Onlar bugün de bizimle birlikte yaşıyor. Onların söyledikleri, ortaya koydukları mücadele ve bize bıraktıkları sözler bizim için önemlidir. Bizler onların emanetine sahip çıkacağız. Son damlamıza kadar onların emeğine ve mücadelesine borçlu olduğumuzu biliyoruz” dedi.
Ailelerinin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şehitlerin anısına sahip çıkacağını belirten Karaviş, temel görevlerinin şehitlerin hangi amaçla mücadele ettiğini unutmamak ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi.
Karaviş, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Ülkenin özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyoruz. Onların emeğine, mücadelesine ve bıraktıkları mirasa sonuna kadar sahip çıkacağız. Bizler ömrümüzün sonuna kadar bu mücadeleye, Kürdistan topraklarına ve Önder Apo’ya borçluyuz. Büyük bir inanç, saygı ve hürmetle Önder Apo’yu selamlıyoruz.”
Share this content:



Yorum gönder