KCK’DEN MECLİS KOMİSYONU RAPORUNA ELEŞTİRİ: “ÇÖZÜM İÇİN DEMOKRATİK MÜCADELE ŞART”

KCK’DEN MECLİS KOMİSYONU RAPORUNA ELEŞTİRİ: “ÇÖZÜM İÇİN DEMOKRATİK MÜCADELE ŞART”

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Meclis bünyesinde hazırlanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için toplumsal örgütlenme ve demokratik mücadelenin zorunlu olduğu vurgulandı.

KCK, 5 Ağustos 2025’te kurulan ve 19 Şubat 2026’da sonuç raporunu kamuoyuna sunan komisyonun çalışmasını değerlendirdi. Raporda “Kürt sorunu” ifadesinin açık biçimde yer almamasını eleştiren KCK, sorunun adının konulmadığı bir yaklaşımın kalıcı çözüm üretmeyeceğini savundu. Açıklamada, Türkiye’deki temel meselenin Kürt halkının varlığının ve demokratik haklarının tanınmaması olduğu ifade edildi.

KCK, Abdullah Öcalan’ın 1990’lı yıllardan bu yana Kürt sorununun demokratik çözümü için çeşitli girişimlerde bulunduğunu, çok sayıda ateşkes ve çatışmasızlık sürecine öncülük ettiğini belirtti. 27 Şubat 2025’te yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın ardından PKK’nin 5-7 Mayıs 2025’te düzenlediği 12. Kongre’de örgütsel yapısını feshettiği ve silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı aldığı hatırlatıldı. Bu sürecin devamı için siyasi ve hukuki adımların atılması gerektiği kaydedildi.

Komisyon raporunda sorunun “terör” başlığı altında ele alınmasına itiraz eden KCK, bu yaklaşımın sorunun tarihsel ve toplumsal boyutlarını gölgelediğini ileri sürdü. Demokratikleşme vurgusunun raporda sıkça yer aldığını ancak Kürtlerin temel haklarına ilişkin somut çerçevenin ortaya konulmadığını belirten açıklamada, “Kürtsüz demokratikleşme olmaz” denildi.

Silah bırakma ve Türkiye’ye dönüş konularına da değinilen açıklamada, demokratik siyaset yapma özgürlüğünün güvence altına alınmasının temel koşul olduğu savunuldu. KCK, özgür ve eşit siyasal faaliyet yürütülemeyecek bir ortamda silahların bırakılmasının tek başına anlam taşımayacağını ifade etti.

Açıklamada ayrıca Abdullah Öcalan’ın sürecin “esas muhatabı” olduğu belirtilerek, çözümün ilerleyebilmesi için “özgür çalışma koşullarının” sağlanması gerektiği dile getirildi. Sürecin başarıya ulaşmasının yalnızca devletin ve hareketin inisiyatifine bırakılamayacağı belirtilen metinde, Kürt halkı ile Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerine örgütlenme ve demokratik mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.

Share this content:

Yorum gönder