IRAK’TA ENTEGRASYON TARTIŞMALARI ŞENGAL VE GÜVENLİK POLİTİKALARINI YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI

IRAK’TA ENTEGRASYON TARTIŞMALARI ŞENGAL VE GÜVENLİK POLİTİKALARINI YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI

Irak’ta silahlı grupların devlet güvenlik kurumlarına entegrasyonuna yönelik tartışmalar sürerken, Şengal’in önümüzdeki aylarda Irak güvenlik güçlerinin denetimine geçeceğine ilişkin açıklamalar ülkedeki siyasi ve güvenlik dengelerine dair yeni değerlendirmeleri beraberinde getirdi. Süreç, Şengal’in geleceği, Êzidilerin temsil mekanizmaları ve bölgesel güvenlik politikaları açısından yakından izleniyor.

Irak’ta yeni hükümet programı kapsamında güvenlik kurumlarının yeniden yapılandırılması ve silahlı grupların devlet bünyesine dahil edilmesi en önemli gündem başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede kurulan komisyonun, silahlı yapıların personel, mali yapı ve komuta sistemlerini inceleyerek hangi kurumlara bağlanacaklarını belirlemesi hedefleniyor.

Program kapsamında bazı silahlı gruplar silah bırakma ve fesih kararları alırken, Seraya es-Selam ile İmam Ali Tugayları gibi yapılar entegrasyon sürecine katılacaklarını açıkladı. Buna karşılık Irak Hizbullahı, Seyyid Şüheda Tugayları, Nuceba Hareketi ve bazı diğer silahlı gruplar ise silah teslimine karşı olduklarını duyurarak programa mesafeli yaklaştı.

Entegrasyon sürecinin en dikkat çeken başlıklarından biri ise Şengal oldu. Haşdi Şabi Başkanı Falih el-Feyyad’ın üç ay içerisinde Şengal’in tamamının Irak güvenlik güçlerinin kontrolüne geçeceğini açıklaması, bölgede faaliyet gösteren YBŞ ve YJŞ’nin geleceğine ilişkin tartışmaları artırdı. Açıklamanın ardından, bu güçlerin resmi güvenlik yapısına dahil edilip edilmeyeceği ya da farklı bir güvenlik modelinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde değerlendirmeler gündeme geldi.

Şengal Demokratik Özerk Yönetimi ile bölgenin savunma güçleri olan YBŞ ve YJŞ’nin sürece ilişkin herhangi bir resmi görüşmeye dahil edilmediğine yönelik değerlendirmeler de kamuoyunda çeşitli tartışmalara neden oldu. Bazı çevreler bunun geçmişte imzalanan 9 Ekim Anlaşması’na benzer yeni bir sürecin habercisi olabileceği yönünde görüş dile getirirken, konuya ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor.

Öte yandan DAİŞ karşıtı Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin görev süresinin sona yaklaşması, Şengal’deki güvenlik yapısının geleceğini daha da önemli hale getiriyor. Bölgede olası bir güvenlik boşluğu yaşanmaması için yerel savunma güçlerinin statüsünün nasıl belirleneceği önümüzdeki dönemin temel başlıklarından biri olarak değerlendiriliyor.

Irak’taki gelişmelerle eş zamanlı olarak Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın Bağdat, Kerkük, Hewlêr ve Süleymaniye’yi kapsayan temasları da dikkat çekti. Görüşmelerde güvenlik, enerji ve Kalkınma Yolu Projesi’nin ele alındığı belirtilirken, söz konusu ziyaret bölgedeki güvenlik politikaları ve ekonomik projeler arasındaki ilişkiye yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi.

Basra Körfezi’nden Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanması planlanan Kalkınma Yolu Projesi’nin Musul, Ninova ve Şengal hattını kapsaması nedeniyle, güvenlik düzenlemeleri ile altyapı projelerinin birbirini doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor. Bölgedeki siyasi aktörler ve çeşitli çevreler, bu gelişmelerin Irak, Suriye ve Türkiye eksenindeki güvenlik dengelerini yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekiyor.

Share this content:

Yorum gönder