DÜRZİ LİDER EL-HİCRİ: ÖZERKLİK YETERLİ DEĞİL, BAĞIMSIZ BİR BÖLGE TALEP EDİYORUZ

DÜRZİ LİDER EL-HİCRİ: ÖZERKLİK YETERLİ DEĞİL, BAĞIMSIZ BİR BÖLGE TALEP EDİYORUZ

HTŞ ve ona bağlı silahlı grupların saldırılarına maruz kalan Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet El-Hicri, Suriye’deki mevcut tabloya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. El-Hicri, ülkenin fiilen parçalanma sürecine girdiğini savunarak, Dürzilerin yalnızca özerklik değil, bağımsız bir bölge talep ettiğini dile getirdi.

Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) önceki yönetimlere kıyasla daha sert ve dışlayıcı bir çizgi izlediğini söyleyen El-Hicri, bu yapının yalnızca Dürzileri değil, kendisiyle aynı çizgide olmayan tüm toplumsal kesimleri hedef aldığını ifade etti. “Ödenen bedel çok ağır oldu ancak Dürzilerin artık kurban edilmediği bir gelecek istiyoruz” diyen El-Hicri, yaşananların kalıcı bir kırılmaya yol açtığını belirtti.

El-Hicri, Temmuz 2025’ten bu yana Süveyda’nın ağır bir kuşatma altında olduğunu aktararak, kentte giriş ve çıkışların kapatıldığını, öğrencilerin üniversitelere gidemediğini, hastaların ise tedaviye ulaşmakta ciddi sorunlar yaşadığını söyledi. Gıda ve ilaç temininde büyük sıkıntılar yaşandığını vurgulayan El-Hicri, çok sayıda köyün yakıldığını, halkın ise okullar ve kamu binalarına sığınmak zorunda kaldığını kaydetti.

Yaşanan saldırılara rağmen hiçbir Arap ülkesinden destek görmediklerini ifade eden El-Hicri, Arap basınında Dürzilerin hedef gösterildiğini ve hiçbir Arap liderin yaşananları kınamadığını söyledi. El-Hicri, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bazı ülkelerin mevcut yapıya destek verdiğini öne sürdü.

Şam’daki yönetimle herhangi bir temaslarının bulunmadığını dile getiren El-Hicri, bu yönetimle kurulacak ilişkilerin cihatçı grupların güçlenmesine yol açacağını savundu. “Bizim talebimiz nettir; sadece özerklik değil, bağımsız bir Dürzi bölgesidir” dedi.

Kürt güçleriyle stratejik ilişkiler yürüttüklerini de belirten El-Hicri, Suriye’nin özerk ve bağımsız bölgelerden oluşan bir yapıya doğru ilerlediğini ifade ederek, “Azınlıklar için daha güvenli bir gelecek ve bölgesel istikrar ancak bu şekilde mümkün olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Share this content:

Yorum gönder