DURAN KALKAN: YENİ BİR YÜZ YILIN TEMELLERİNİ ATIYORUZ
Abdullah Öcalan Sosyal Bilimler Akademisi üyesi Duran Kalkan, 2025’te atılan adımların, Kürt-Türk ilişkileri ve Türkiye açısından geri dönüşü olmayan bir temel oluşturduğunu vurguladı. “Engel çıkaranlar ve eskiyi sürdürmek isteyenler olabilir, ancak ne yaparlarsa yapsınlar Türk-Kürt ilişkilerini, Kürtleri ve Türkiye’yi geçmişe döndüremezler” dedi.
Kalkan, ABD’nin Venezuela’ya yönelik korsan saldırısını kapitalist modernitenin çöküşünün bir göstergesi olarak nitelendirerek, “Artık çok devlet değil, tek bir hegemon devlet var” dedi. Ulus devletçi sosyalizmin yenilgiye, demokratik toplum sosyalizminin ise zafere götürdüğünü belirten Kalkan, Venezuela örneğinin Önder Apo’nun değerlendirmelerini doğruladığını ifade etti.
İran’da kadınlar ve gençlerin öncülüğünde gelişen toplumsal hareketleri Jin, Jiyan, Azadî devriminin devamı olarak değerlendiren Kalkan, bu süreci “dış güçlerin oyunu” olarak nitelemenin hem ucuz hem de gerçeklikten uzak bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Kalkan, İran’ın geleceğinin baskıyla değil, demokratik talepler doğrultusunda şekilleneceğini kaydetti.
Fransa’nın Paris katliamlarını aydınlatmayarak sürecin önünü tıkadığını belirten Kalkan, şöyle konuştu: “Fransa katliamları açığa çıkarsa, Türkiye’de Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin gelişmesine hizmet eder. Bu süreç, geçmişle yüzleşmeye bağlıdır. Paris katliamının çözülmemesi, Türkiye’de demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü önünde engel oluşturuyor.”
Kalkan, 2005’ten bu yana dünyadaki gelişmeleri, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini ve Paris katliamlarını Medya Haber TV’de değerlendirdi. 2025 yılının, Kürdistan ve Türkiye tarihi açısından olduğu kadar, küresel kapitalist modernite sisteminin ve halklar arasındaki demokratik mücadele açısından da önemli gelişmelere sahne olduğunu söyledi.
90’larda başlayan üçüncü dünya savaşı sürecinin derinleşerek devam ettiğini ifade eden Kalkan, ulus devletlerin ayakta kalabilmek için saldırgan tutum sergilediğini belirtti. Dünya genelinde yaşanan çatışmalar, İsrail-İran gerilimi ve Akdeniz bölgesindeki çatışmaların Türkiye ve Kürdistan’ı daha çok etkilediğini söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci: Yeni bir yüz yılın temeli
Kalkan, Şubat 2025’te Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile Kürt-Türk çatışmalarının sona erdirildiğini belirterek, “Bu adımlarla geçmiş 100 yıl durduruldu ve yeni bir yüz yılın temelleri atıldı” dedi. PKK’nin 12. Kongresi ile silahlı mücadele stratejisinin sona erdirildiğini ve çatışmasızlık adımlarının atıldığını kaydetti.
2025’in, baskıcı, şoven ve faşist saldırılara karşı kadınlar, gençler ve emekçilerin öncülüğünde özgürlük, demokrasi ve sosyalizm için mücadele yılı olduğunu vurguladı. Kadın özgürlüğünün, sosyalizmin ve demokratik toplumun gelişmesinde merkezi bir rol oynadığını ifade etti.
Güven ve sorumluluk
Kalkan, Kürtlerin sürece katkısının açık ve kararlı olduğunu, ancak güven sorununun karşı tarafın somut adımlarıyla giderilmesi gerektiğini belirtti. “Kürtler güven verdi, sıra devlete ve iktidara geldi. Toplum sürece sahip çıktıkça başarı mümkün olur” dedi.
Kapitalist modernite ve ABD’nin saldırganlığı
ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını değerlendiren Kalkan, bunun kapitalist modernite sisteminin çöküşünün göstergesi olduğunu ve artık çok devlet değil tek bir hegemon devletin söz sahibi olduğunu söyledi. ABD’nin bu saldırganlığının, devletler sisteminin çöküşünden kaynaklandığını ve sosyalist güçlerin alternatif geliştirememesinin de ciddi bir özeleştiri konusu olduğunu vurguladı.
İran’daki hareketler: Toplumsal devrim sürüyor
Kalkan, İran’daki eylemleri Jin, Jiyan, Azadî devriminin devamı olarak gördüğünü, kadınlar ve gençlerin öncülüğündeki toplumsal hareketlerin dış güçlerin oyunu olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu belirtti. İran yönetiminin baskı ve şiddetle toplumsal talepleri bastırmaya çalışmasının sorunu derinleştireceğini söyledi.
Paris katliamı ve Fransa
Fransa’nın Paris katliamlarını aydınlatmamasının Türkiye’de demokratikleşme sürecini engellediğini söyleyen Kalkan, gerçek bir Kürt politikası oluşturmanın Paris katliamının çözülmesiyle başlaması gerektiğini ifade etti.
Sonuç olarak
Kalkan, 2025’in, geçmiş 100 yılın yaklaşımlarını sona erdiren ve önümüzdeki 100 yılın demokratik temellerini atan bir yıl olduğunu belirtti. Sürecin, sadece Kürtler ve Türkiye için değil, Orta Doğu’nun demokratikleşmesi ve halklar arasında kardeşlik sağlanması açısından da önemi olduğunu vurguladı.
Share this content:



Yorum gönder