29 OCAK ANLAŞMASI BİR AYINI DOLDURDU: KOBANÊ KUŞATMASI VE GÜVENCE EKSİKLİĞİ SORU İŞARETLERİNİ ARTIRIYOR

29 OCAK ANLAŞMASI BİR AYINI DOLDURDU: KOBANÊ KUŞATMASI VE GÜVENCE EKSİKLİĞİ SORU İŞARETLERİNİ ARTIRIYOR

QSD ile Suriye Geçici Hükümeti arasında 29 Ocak 2026 tarihinde imzalanan kapsamlı ateşkes ve entegrasyon anlaşması bir ayını doldurdu. İlk uygulamalarda bazı ilerlemeler kaydedilmiş olsa da Kobanê kuşatması, anayasal güvence eksikliği ve sahadaki dengesizlikler, anlaşmanın etkinliğini tartışmalı hâle getiriyor.

Sahadaki Gelişmeler ve Önceki Saldırılar
2025 yılı boyunca Rojava’ya yönelik saldırılar yoğunlaştı. Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğündeki çete grupları, ABD ve İsrail gözetiminde yapılan toplantılarda saldırılarını sürdürdü. 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine, 16 Ocak’ta ise Dêr Hafir, Tebqa, Reqa ve Dêrazor’a yönelik saldırılar kaydedildi. QSD, Şam’daki görüşmelerde dayatılan “Hesekê ve Kobanê’yi boşaltın, silahları bırakın” talebini reddetti ve Kobanê, Hesekê ve Qamişlo’daki saldırılar sonrası Rojava Özerk Yönetimi seferberlik ilan etti.

29 Ocak’ta Mazlum Ebdî ve İlham Ehmed tarafından imzalanan anlaşma, QSD Basın Merkezi ve Suriye Enformasyon Bakanlığı tarafından duyuruldu. Anlaşma; askeri güçlerin belirlenen noktalara çekilmesi, esir ve tutuklu değişimi, yerinden edilenlerin geri dönüşü ve Kürt haklarının anayasal güvenceye alınması gibi kritik maddeleri içeriyor.

İdari ve Askeri Adımlar
Anlaşmanın ilk ayında bazı adımlar atıldı. 2-3 Şubat’ta Dera Valiliği’ne bağlı Genel Güvenlik Güçleri konvoyları Hesekê ve Qamişlo’ya ulaştı; 214 personelden 10’u teknik ekip olarak Rojava İç Güvenlik Güçleri’yle çalışmaya başladı. 4 Şubat’ta Nureddin İsa Ahmed (Ebû Omer Xanîka) Hesekê Valiliği’ne atanarak idari bütünleşmeye katkı sağladı. Cizîrê Bölgesi’nde askeri güçler kent merkezlerinden çekildi, stratejik noktalarda kontrol sağlandı ve Kobanê’de ortak kontrol noktaları kuruldu.

Yerinden edilenlerin dönüş süreci ise kısmen ilerledi. 16 Şubat’ta Efrînliler Birliği, 400’den fazla ailenin Cindirês, Mebata ve Şiyê’ye geri döneceğini duyurdu. 23 Şubat’ta ise Asayiş komutanları Efrîn ve Halep’e giderek ortak komiteler kurdu. Ancak mülk iadesi ve güvenlik güvenceleri hâlâ belirsizliğini koruyor.

Kobanê Kuşatması ve İnsanî Kriz
20 Ocak’tan bu yana süren Kobanê kuşatması, 600 binden fazla sivili etkileyen ciddi bir insani krize yol açtı. Kentin giriş-çıkışlarının kapalı olması, gıda, ilaç ve yardım malzemelerinin ulaştırılmasını engelliyor. Yaklaşık 200 bin kişi geçici barınaklarda yaşamını sürdürüyor; bu rakam arasında Efrîn’den göç eden aileler de bulunuyor.

Sürecin Değerlendirilmesi
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Önder Apo’nun sürece müdahil olduğunu hatırlatarak, “Sayın Öcalan ilk günden QSD’ye Şam ile demokratik süreci başlatın dedi. Ankara’ya ‘Kürtleri tasfiye eden planın içinde yer alma’ dedi. Bize de ‘Rojava’ya sahip çıkın’ dedi. Bu tutum saldırıları durdurdu ve 30 Ocak anlaşmasını mümkün kıldı” ifadelerini kullandı.

29 Ocak Anlaşması, Rojava için önemli bir dönüm noktası oldu. Ancak ilk ayda yaşanan uygulama dengesizlikleri ve Kobanê kuşatması, sahada güven ortamının hâlâ uzak olduğunu gösteriyor. Anlaşmanın kalıcı ve sürdürülebilir olması, hem anayasal güvence eksikliği hem de kuşatmanın kaldırılmasıyla doğrudan bağlantılı görünüyor.

Share this content:

Yorum gönder