SÜDEF BAŞKANI TÜRKER: BARIŞ SÜRECİNİ DESTEKLİYORUZ, ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ

SÜDEF BAŞKANI TÜRKER: BARIŞ SÜRECİNİ DESTEKLİYORUZ, ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ

Süryani Dernekleri Federasyonu (SÜDEF) Başkanı Evgil Türker, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Süryaniler ve diğer azınlıklar açısından önemli beklentiler yarattığını belirterek süreci desteklediklerini söyledi. Türker, “Sayın Öcalan’ın devletle yaptığı müzakereyi ve Meclis’ten geçen yasayı destekliyoruz. Üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız” dedi.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Evgil Türker, geçmişte yaşanan çatışmalar, faili meçhul cinayetler ve farklı kimliklere yönelik politikalar nedeniyle Süryanilerin büyük bölümünün göç etmek zorunda kaldığını ifade etti.

1980’li yılların ortalarından itibaren ve özellikle 1990’lı yılların başlarında bölgedeki çatışmalı ortamın Süryani toplumu üzerinde ciddi sonuçlar yarattığını belirten Türker, çok sayıda Süryaninin yaşamını yitirdiğini ve bazı cinayetlerin faili belli olmasına rağmen faili meçhul olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Türker, Midyat, Hezex, Silopi, Beytüşşebap ve Şırnak çevresinde yaşanan saldırıların toplum üzerinde derin etkiler bıraktığını dile getirdi.

SÜRYANİLERİN GERİ DÖNÜŞÜNDE BARIŞ SÜREÇLERİNİN ETKİSİ

Türker, 1999 yılında Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla Kürt Hareketi gerillalarının Türkiye’den çekilmesinin ardından çatışmaların azalmasıyla birlikte Süryaniler açısından da daha rahat bir ortam oluştuğunu belirtti. Bu dönemde Süryanilerin kendi topraklarını ziyaret etmeye ve Türkiye ile bağlarını yeniden güçlendirmeye başladığını ifade eden Türker, 2013-2015 yıllarındaki çözüm sürecinde de benzer bir durumun yaşandığını söyledi.

Süryani toplumunun geçmişte yaşananlar nedeniyle siyasete mesafeli durduğunu belirten Türker, buna rağmen toplumun mevcut süreci yakından takip ettiğini ve özellikle Mardin ile çevresindeki kent ve köylerde sürece ilişkin umutların bulunduğunu kaydetti.

Türker, barış ortamının gelişmesiyle birlikte fikir ve ifade özgürlüğü ile demokratik faaliyetlerin önünün açılabileceğini belirterek, Süryanilerin kendi topraklarına, köylerine ve kültürel değerlerine dönmek istediğini söyledi.

SÜDEF olarak sürece ilişkin toplumun sorularını doğrudan dinlediklerini aktaran Türker, Haziran 2025’te federasyon merkezinde DEM Parti yetkililerinin katılımıyla geniş katılımlı bir halk toplantısı gerçekleştirdiklerini ve toplantıda Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın azınlıklar ile Süryaniler açısından ne ifade ettiğinin ele alındığını söyledi.

“GEÇMİŞLE YÜZLEŞİLMEDEN KALICI BARIŞ ZOR”

Geçmişte yaşananların araştırılması ve toplumların yaşadığı mağduriyetlerle yüzleşilmesi gerektiğini vurgulayan Türker, Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmasını desteklediklerini belirtti.

Türkiye’de yaklaşık bir asır boyunca inkâr politikalarının yanı sıra çeşitli suçların işlendiğini ifade eden Türker, özellikle azınlıkların ve Süryanilerin bu süreçlerden ağır biçimde etkilendiğini söyledi. Süryanilerin yalnızca faili meçhul cinayetler nedeniyle değil, tekçi politikalar ve ekonomik baskılar nedeniyle de göç etmek zorunda kaldığını belirtti.

1940’lı yıllarda Varlık Vergisi döneminde Süryaniler de dahil olmak üzere çok sayıda kişinin Suriye’ye geçtiğini ifade eden Türker, geride kalanların da çeşitli baskılar ve tehditler nedeniyle topraklarını terk etmek zorunda kaldığını söyledi.

Türker, devletin Süryanilere yönelik geçmiş uygulamalarıyla yüzleşmesi gerektiğini belirtirken, Kürt toplumunun içerisinde de geçmişte Süryanilere yönelik haksızlıkların yaşandığını ifade etti. Ancak bu sorumluluğun bütün Kürt halkına yüklenemeyeceğini vurgulayan Türker, geçmişte yaşanan uygulamaların tüm taraflarıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nun kurulmasının ve geçmişle yüzleşmenin kalıcı barış açısından önemli olduğunu belirten Türker, federasyon olarak böyle bir komisyonda yer almaya hazır olduklarını ifade etti.

“SÜRYANİLER OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ”

Sayfo’nun Süryaniler açısından yalnızca tarihsel bir olay değil, aynı zamanda toplumsal kimliğin bir parçası haline geldiğini belirten Türker, Osmanlı döneminde yaşananların da kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Türker, geçmişte yaşanan olayların bütün yönleriyle tartışılması ve bunlarla yüzleşilmesinin kalıcı barış açısından önemli olduğunu ifade ederek, “Biz Süryaniler olarak Sayın Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı başta olmak üzere, devletle müzakeresini ve Meclis’ten geçen yasayı destekliyoruz. Üzerimize düşen ne varsa da yapmaya hazırız” dedi.

Share this content:

Yorum gönder