PAJK: ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜ ORTADOĞU’DA BARIŞIN TEMİNATIDIR
Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi (PAJK) Koordinasyonu, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun 28’inci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün Ortadoğu’da barışın sağlanması açısından belirleyici olduğunu belirtti. PAJK, kadınların örgütlü mücadelesiyle demokratik ve komünal yaşamı büyütme ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni başarıya ulaştırma kararlılığını vurguladı.
PAJK Koordinasyonu, yazılı açıklamasında 9 Ekim 1998’de başlayan süreci halkların ve kadınların iradesini hedef alan uluslararası bir komplo olarak nitelendirdi. Açıklamada, komploda yer aldığı belirtilen uluslararası güçler kınanırken, Ekim ayında yaşamını yitirenler saygı ve minnetle anıldı. PAJK, mücadeleyi başarıya ulaştırmanın yaşamını yitirenlerin anısına verilecek en anlamlı yanıt olduğunu ifade etti.
Açıklamaya göre, uluslararası komplonun hedeflerinden biri Kürt halkını soykırıma uğratmak ve Ortadoğu halklarını birbirine karşı savaştırmaktı. PAJK, Abdullah Öcalan’ın 1999’dan bu yana bu planları boşa çıkarmaya çalıştığını, ateşkes girişimleri ve Türk-Kürt barışına dayalı alternatif bir Ortadoğu yaklaşımı geliştirdiğini savundu. Açıklamada, Öcalan’ın demokratik, ekolojik ve kadın özgürlüğünü esas alan paradigmasından vazgeçmediği belirtildi.
PAJK, son 27 yılda yürütülen mücadelenin 21’inci yüzyılın devrimci hareketlerinin biçimlenmesinde etkili olduğunu ileri sürdü. Açıklamada, kadın özgürlüğünü merkeze alan yaklaşımın komplonun hedeflerinden biri olduğu ifade edilerek, kadınlara yönelik saldırıların ve özel savaş politikalarının sürdüğü savunuldu. Buna karşın Kürdistan kadın özgürlük mücadelesinin geliştiği ve Öcalan’ın özgürlük düşüncelerinin uluslararası düzeyde yayıldığı belirtildi.
Komplonun Ortadoğu’nun tarihsel ve kültürel mirasını da hedef aldığı görüşünü dile getiren PAJK, milliyetçi ve dinci politikaların bölge halkları arasındaki tarihsel bağları zayıflatmayı ve kapitalist modernitenin bölgedeki hâkimiyetini güçlendirmeyi amaçladığını öne sürdü. Açıklamada, ekolojik, kültürel ve özgürlükçü hareketlere Öcalan’ın özgürlüğü temelinde yürütülen mücadeleye daha güçlü katılım çağrısı yapıldı.
PAJK, ağır tecrit koşullarına rağmen Öcalan’ın İmralı’yı halkların özgürlük düşüncesinin merkezlerinden biri hâline getirdiğini savundu. Demokratik ulus, barışçıl çözüm, ekolojik yaklaşım ve kadın özgürlüğüne dayalı projelerin bölgedeki savaş politikalarına karşı alternatif oluşturduğu ifade edildi.
Açıklamada, kadınların ve halkların Öcalan etrafında kenetlenerek komplocu planlara karşı mücadeleyi sürdürdüğü belirtildi. Kadınların, Öcalan’ın felsefesi temelinde örgütlenerek kendisine yönelik saldırıları boşa çıkarmak için mücadele etmeye devam edeceği kaydedildi.
BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ VURGUSU
PAJK, bölgede savaş, katliamlar, ekolojik yıkım ve kadınlara yönelik şiddetin arttığı bir dönemde, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla yeni bir sürecin başladığını belirtti. Açıklamada, müzakere ve mücadele sürecinin ilerletilmeye çalışıldığı ancak halklar üzerindeki savaş tehdidinin ortadan kalkmadığı ifade edildi.
PAJK, hareketin toplumsal barış için adımlar attığını savunurken, devletin yaklaşımında köklü bir değişiklik görülmediğini ileri sürdü. Yasal düzenlemelerin geciktirilmesinin süreci olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada, Öcalan’ın koşullarında değişiklik yapılması, özgür iletişim kurabilmesi ve süreçte koordinatör rolünü üstlenebileceği çalışma imkânlarının sağlanması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, geçmişte ortaya çıkan barış fırsatlarının yeterince değerlendirilmediği, bunun Türkiye ve Kürdistan halklarının zarar gördüğü savaşlara ve derinleşen krizlere yol açtığı savunuldu. PAJK, yeni fırsatın da kaybedilmemesi için sürece stratejik yaklaşılması, siyasi dilin ve politikaların değiştirilmesi çağrısı yaptı.
PAJK, Kürt halkını, kadınları ve demokratik sosyalist güçleri Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü kendi özgürlükleriyle bağlantılı görmeye ve bu amaçla mücadele etmeye çağırdı. Açıklama, kadınların örgütlü katılımla demokratik ve komünal yaşamı geliştirme ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni başarıya ulaştırma kararlılığının vurgulanmasıyla sona erdi.
PAJK, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun 28’inci yılında, “Güneşimizi Karartamazsınız” eylemlerinin ruhuyla demokratik siyaset temelinde mücadeleyi yükseltmenin komploya verilecek en anlamlı yanıt olacağını belirtti.
Share this content:



Yorum gönder