PAJK JİNEOLOJİ AKADEMİSİ: JİNEOLOJİ TOPLUMSAL ÖRGÜTLENMENİN MERKEZİNDE OLMALI

PAJK JİNEOLOJİ AKADEMİSİ: JİNEOLOJİ TOPLUMSAL ÖRGÜTLENMENİN MERKEZİNDE OLMALI

PAJK Jineoloji Akademisi Kurulu, jineoloji çalışmalarının toplumsallaştırılması ve kurumsallaştırılması, Kürdistanlı kadınlarla bağların güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Kurul, yeni dönemde öncelikli görevin toplumu savunmak, toplumsal örgütlenmeyi güçlendirmek ve toplum kırımını durdurmaya yönelik çalışmalar yürütmek olması gerektiğini vurguladı.

PAJK Jineoloji Akademisi Kurulu, Avrupa Jineoloji Konferansı’na gönderdiği mesajda, jineoloji alanında 11 yıldır yürütülen çalışmaların birikimini değerlendirdi ve yeni dönemin görev ve sorumluluklarına dikkat çekti.

Jineolojinin, Kürdistan kadın özgürlük hareketinin tarihsel mücadele deneyimine dayandığını belirten kurul, çalışmaların demokratik toplumun inşası ve kadın özgürlüğü temelinde geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Jineolojinin yalnızca bir komitenin çalışması olarak kalmaması gerektiğini kaydeden kurul, kadın hareketi bünyesindeki tüm kurumların bu perspektifi kendi çalışmalarına yansıtması çağrısı yaptı.

Mesajda, toplumsal dönüşüm ve devrim hedefiyle hareket eden bireylerin, kurumların, örgütlerin ve yapıların politik hedeflerine ancak doğru bir sosyolojik yaklaşımla ulaşabileceği belirtildi.

“JİNEOLOJİ AKADEMİSİ ÇATISI ALTINDA ÖRGÜTLENMELİ”

Jineoloji çalışmalarının ulaştığı aşamada yeni bir örgütlenme modeline ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekilen mesajda, komite yapısından akademi modeline geçişin önemi vurgulandı. Araştırma, eğitim, yazılı çalışmalar ve akademik faaliyetlerin ortak bir çatı altında yürütülmesi gerektiği belirtilerek, kadın devriminin bilimi olma niteliğine uygun, işlevsel bir akademi modelinin oluşturulması çağrısında bulunuldu.

Kurul, jineoloji perspektifinin bütün çalışmalara yansıtılması gerektiğini belirtirken, jineoloji alanında uzmanlaşmış kurumların görevlerinin de birbirinden ayrılması gerektiğine işaret etti. Kurumlar arasında koordinasyon ve ortak planlamanın önemine dikkat çekilen mesajda, görev ve rollerin birbirine karışmasının önüne geçilmesi gerektiği kaydedildi.

“KENDİ TOPLUMSAL ZEMİNİMİZE ULAŞMALIYIZ”

Avrupa’da yürütülen jineoloji çalışmalarının uluslararası alanda önemli bir etki yarattığı belirtilen mesajda, Kürdistanlı ve Ortadoğulu kadınlarla bağların yeterince güçlendirilememesi temel eksikliklerden biri olarak değerlendirildi. Kurul, Kürdistan ve Ortadoğu’nun toplumsal zeminine ulaşma ve bu zeminde etkili olma konusunda özeleştirel bir yaklaşım gerektiğini ifade etti.

Avrupa’da yaşayan Kürt toplumunun değişen sosyolojik gerçekliğine dikkat çekilen mesajda, çalışmaların yalnızca Kürdistan’daki mücadeleye destek sunmakla sınırlı kalmaması gerektiği vurgulandı. Jineolojinin kendi toplumsal zemininde örgütlenmesi ve kadınların yanı sıra toplumun karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmesi gerektiği belirtildi.

“TOPLUMU SAVUNMAK ÖNCELİKLİ GÖREV OLMALI”

Kadına yönelik şiddet, gençlerin fuhuş ve uyuşturucu çetelerinin hedefi haline gelmesi ve milliyetçi-dinci etkilerin toplumda yarattığı sorunlara dikkat çekilen mesajda, jineoloji çalışmalarının bu sorunlara yanıt üretmesi gerektiği kaydedildi.

Kurul, jineoloji kapsamında yürütülecek eğitim, araştırma ve kamp çalışmalarının toplumsal örgütlenmeyi güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Mesajda, jineoloji çalışmalarının hangi perspektif ve modelle örgütleneceği ve planlanacağı belirlenirken en önemli görevin toplumsallığı savunmak ve örgütlemek olması gerektiği vurgulandı.

Mesajın sonunda jineoloji kavramının tarihsel köklerinden koparılarak çarpıtılmasına karşı uyarıda bulunuldu. Jineolojinin Kürdistan kadın özgürlük hareketinin mücadele deneyimine dayandığı hatırlatılarak, bu birikimin ortaklaştırılması ve stratejik bir perspektifle geliştirilmesi çağrısı yapıldı.

Share this content:

Yorum gönder