MUSTAFA KARASU: ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜYLE TAMAMLANMAYAN BİR SÜREÇ SONUÇLANMAZ

MUSTAFA KARASU: ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜYLE TAMAMLANMAYAN BİR SÜREÇ SONUÇLANMAZ

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın daha aktif biçimde sürece dahil olması ve görüşlerinin kamuoyuna doğrudan yansıması gerektiğini belirtti. Karasu, çerçeve yasanın yeni bir aşamanın başlangıcı olduğunu ancak sürecin yalnızca silahsızlanma başlığına indirgenmemesi gerektiğini söyledi.

Medya Haber’in sorularını yanıtlayan Karasu, şehit anmalarından Kürt Kültür Festivali’ne, Meclis’ten geçen çerçeve yasadan Öcalan’ın süreçteki rolüne, Aleviler üzerinden yürütülen tartışmalardan Şengal’de Êzidîlerin geleceğine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

“ŞEHİTLERİN MÜCADELESİNİN BARIŞLA SONUÇLANMASI İSTENİYOR”

Karasu, Kürdistan’da gerçekleştirilen şehit anmalarının halk tarafından güçlü biçimde sahiplenildiğini belirterek, bu sahiplenmenin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne yönelik desteği de ortaya koyduğunu söyledi.

Şehit aileleri ve halkın, yaşamını yitirenlerin mücadelesinin barış ve demokratik çözümle sonuçlanmasını istediğini belirten Karasu, kendi amaçlarının da şehitlerin mücadelesini demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü temelinde somut bir sonuca ulaştırmak olduğunu ifade etti.

KÜRT KÜLTÜR FESTİVALİ’NE YOĞUN KATILIM

Dortmund’da gerçekleştirilen Kürt Kültür Festivali’ne yoğun katılımın Kürt halkının kimliğine, diline ve kültürüne sahip çıktığını gösterdiğini söyleyen Karasu, festivalin aynı zamanda Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin güçlü biçimde sahiplenildiğinin göstergesi olduğunu belirtti.

Karasu, festivalin Kürt halkının uzun yıllara yayılan mücadelesinin yarattığı toplumsal ve kültürel birikimi ortaya koyduğunu kaydetti.

“ÇERÇEVE YASA BİR BAŞLANGIÇTIR”

Meclis’ten geçen çerçeve yasayı eleştirdiklerini ancak yasanın yeni bir aşamaya geçiş açısından önemli olduğunu belirten Karasu, bundan sonraki süreçte yeni adımların atılması gerektiğini söyledi.

Karasu, silahsızlanmanın sürecin bir parçası olduğunu ancak çözümün yalnızca bu başlıkla sınırlandırılamayacağını vurguladı. Demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümünün sürecin temel unsurları olduğunu belirten Karasu, güvenlikçi politikaların geçmişte çözümün önündeki temel engellerden biri olduğunu ifade etti.

“ÖNDER APO’NUN BİZZAT DEVREYE GİRMESİ GEREKİYOR”

Karasu, sürecin merkezinde Abdullah Öcalan’ın bulunduğunu belirterek, bundan sonraki aşamada Öcalan’ın Türkiye ve Kürt toplumuna doğrudan seslenebilmesi, demokratik güçler, aydınlar ve siyasi çevrelerle görüşebilmesinin önünün açılması gerektiğini söyledi.

Öcalan’ın kamuoyuyla doğrudan temas kurmamasının çeşitli spekülasyonlara yol açtığını savunan Karasu, hükümetin görüşmelerin daha sık ve şeffaf biçimde yapılmasını sağlaması gerektiğini ifade etti.

Karasu ayrıca Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşullarının değiştirilmesi ve özgür çalışma koşullarına kavuşması gerektiğini belirterek, “Önderliğin özgürlüğüyle tamamlanmayan bir süreç sonuçlanmaz” dedi.

ALEVİLER ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN TARTIŞMALAR

Aleviler üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Karasu, Kürt özgürlük hareketinin Alevilerin inanç özgürlüğü mücadelesine uzun yıllardır destek verdiğini savundu. Alevilerin önemli bir bölümünün Kürt olduğunu belirten Karasu, hareketlerinin yalnızca Kürtlerin değil, Türkiye’de baskı altında bulunan tüm kimliklerin özgürlüğünü savunduğunu söyledi.

Karasu, son dönemde yayımlanan ve Öcalan’ı hedef alan bildiriye imza atanları eleştirirken, Alevi kurumlarının önemli bölümünün söz konusu bildiriyi sahiplenmemesini olumlu bulduğunu ifade etti.

“ÊZİDÎLERİN ÖZ YÖNETİMİ OLMALI”

Şengal’de Êzidîlerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karasu, Êzidî toplumunun tarih boyunca maruz kaldığı baskı ve katliamlara dikkat çekti. DAİŞ’in Şengal’e saldırısı sırasında gerillaların Êzidîleri korumak amacıyla bölgeye gittiğini belirten Karasu, hareketlerinin Êzidîlere yönelik yaklaşımının bu tarihsel deneyimle şekillendiğini söyledi.

Karasu, Şengal’de Êzidîlerin yerel demokrasiye dayalı bir öz yönetime sahip olması gerektiğini savundu. Êzidîlerin Irak ordusuyla bütünleşen ancak yerel nitelikte bir öz savunma gücüne sahip olma talebinin anlaşılması gerektiğini belirten Karasu, böyle bir modelin Irak’ı da güçlendireceğini ifade etti.

Share this content:

Yorum gönder