KARADENİZLİ MÜZİSYENLERDEN BARIŞ ÇAĞRISI: ‘SANATÇILAR BARIŞI SAVUNMALI’

KARADENİZLİ MÜZİSYENLERDEN BARIŞ ÇAĞRISI: ‘SANATÇILAR BARIŞI SAVUNMALI’

Karadenizli müzisyenler İsmail Hakkı Demircioğlu ve Fuat Saka, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerinde sanatçıların barıştan yana daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Müzisyenler, kardeşlik, dayanışma ve barışı konu alan eserlerin artırılması gerektiğine dikkat çekti.

Fuat Saka, barış talep etmenin ve barışı savunmanın doğal olduğunu belirterek, barışın toplumun tüm kesimlerine huzur getirmesi gerektiğini söyledi. Geçmişte bu topraklarda büyük acılar yaşandığını ifade eden Saka, artık bu acıların sona erdirilmesi ve demokratik bir toplumun inşası için daha güçlü adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Siyasi aktörlerin de sürece ilişkin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Saka, ülkeyi yönetenlerin barış konusunda daha hassas davranması gerektiğini ifade etti. Saka, toplumda dostluk ve kardeşliğin güçlenmesi için siyasetçilere önemli görevler düştüğünü söyledi.

‘SANATIN GÜCÜ BİRLEŞTİRİCİ OLMASINDAN GELİYOR’

Sanatın en önemli işlevlerinden birinin önyargıları kırmak olduğunu belirten Saka, sanatın birleştirici bir güç taşıdığını söyledi. Sanatçıların barış sürecine aktif biçimde katkı sunabileceğini ifade eden Saka, kardeşlik, dostluk, dayanışma ve barışı konu alan filmler ile müziklerin daha fazla üretilmesi gerektiğini dile getirdi.

Saka, bu alandaki üretimlerin mevcut olmasına rağmen yeterli olmadığını belirterek, sanatçıların seslerini daha güçlü duyurmak için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini kaydetti.

‘HERKES KENDİ ANA DİLİNDE İFADE EDİLEBİLMELİ’

Kürt müzisyenlerin ve Kürtçenin özgürlüğünün önemine de değinen Saka, insanların her alanda kendilerini ana dillerinde ifade edebilmesi gerektiğini söyledi. Özgürlük tartışmalarında sistemdeki aksaklıkların tespit edilerek giderilmesinin önemine işaret eden Saka, bu düzenlemelerin yapılmasında samimiyet ve titizliğin gerekli olduğunu vurguladı.

DEMİRCİOĞLU: ESERLERLE BARIŞI VE KARDEŞLİĞİ SAVUNMALIYIZ

Müzisyen İsmail Hakkı Demircioğlu da sanatçıların hem söylemleri hem de eserleri aracılığıyla barış ve kardeşlikten yana tavır alması gerektiğini belirtti. Çatışmaların tüm halklara kan ve gözyaşından başka bir şey getirmediğini söyleyen Demircioğlu, müziğin halkla daha kolay buluşabilen bir sanat dalı olduğunu ifade etti.

Sanatsal üretimde inandırıcılığın önemine dikkat çeken Demircioğlu, halktan kopuk biçimde alınan kararların toplumsal vicdanda kırılmalara yol açabileceğini söyledi. İnsanların birbirlerini anlaması ve sevmesi gerektiğini belirten Demircioğlu, dünyayı yönetenlerin halkları birbirine karşı düşmanlaştırmasının toplumlara zarar verdiğini dile getirdi.

Ekonomik kriz ve ağır yaşam koşullarının insanların sanatsal etkinliklere katılımını da etkilediğini belirten Demircioğlu, toplumun umutsuz ve heyecansız hale getirildiğini söyledi. Halkın sanatsal faaliyetlerden uzaklaşmasının aşılması gereken önemli bir sorun olduğunu vurguladı.

‘HALKLAR ARASINDA SORUN YOK’

Müziğin gücünü dinleyiciyle kurduğu bağda gördüğünü belirten Demircioğlu, halklar arasında esasen bir sorun olmadığını ve insanların kendi çözüm yollarını bulabildiğini söyledi.

Demircioğlu, 2000’li yılların başında Amed’de verdiği bir konseri örnek göstererek, güvenliğin kendilerini farklı bir yoldan sahneye götürmek istemesine rağmen halkın sevgiyle yol açtığını anlattı. Demircioğlu, halkların rahat bırakılması halinde kendi aralarında çözüm üretebildiğini ifade etti.

‘KÜRTÇE VE SANAT DAHA ÖZGÜR OLABİLİR’

Türkü ve deyişlerin yüzyıllardır savaşların, göçlerin ve acıların ardından toplumsal hafıza ve şifa işlevi gördüğünü belirten Demircioğlu, türkülerin insanlar için bir sığınak olduğunu söyledi. Pir Sultan, Dadaloğlu, Nesimi ve Ruhi Su gibi isimlerin eserleri nedeniyle iktidarlar tarafından susturulmak istendiğini belirten Demircioğlu, türkülerin farklı biçimlerde yaşamaya devam edeceğini ifade etti.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıyla tamamlanmasının Kürtçenin ve sanatın daha özgür bir ortamda gelişmesine katkı sunacağını belirten Demircioğlu, toplumun sorunlarını Kürtçe anlatan ozanların da özgürce üretim yapabilmesi gerektiğini söyledi.

Kendi ailesinden örnek veren Demircioğlu, annesinin Laz, babasının ise Hemşinli olduğunu ancak kendisine Lazca öğretilmediğini belirtti. Lazca bilmesi halinde Lazca türküler söylemek isteyeceğini ifade eden Demircioğlu, toplumun sorunlarını Kürtçe anlatan ozanların yanı sıra farklı halkların dillerinde üretim yapan sanatçıların da çoğalmasını istediğini dile getirdi.

DEMİRCİOĞLU: ‘DEMOKRATİKLEŞME ÇOK ÖNEMLİ’

Demokratikleşmenin önemine dikkat çeken Demircioğlu, hukuk alanında yaşanan sorunların ve hak ihlallerinin giderilmesi gerektiğini söyledi. Geçmişte elde edilen birçok kazanımın kaybedildiğini ve çok ağır bedeller ödeyen insanların bulunduğunu ifade eden Demircioğlu, siyasilerden ziyade toplumun yaşananları anlamasının önemli olduğunu belirtti.

Siyasetçilere yönelik mesajının sorulması üzerine Demircioğlu, “Akıl desem olmaz, var hepsinde. Vicdan diyebilirim” ifadelerini kullandı.

Share this content:

Yorum gönder