IRAK VE TÜRKİYE, 512 MAHKÛMUN İADESİ İÇİN GÖRÜŞMELER YÜRÜTÜYOR
Irak Adalet Bakanlığı, Irak’ta tutuklu ve hükümlü bulunan 512 Türkiye vatandaşının Türkiye’ye iadesine ilişkin görüşmeler yapıldığını açıkladı. Görüşmelerde, idam cezası alanlar dışındaki hükümlülerin nakline ilişkin hukuki ve idari prosedürlerin de ele alındığı belirtildi.
Irak Adalet Bakanlığı Adli İlişkiler Dairesi Genel Müdürü ve Bakanlık Sözcüsü Ahmed Laibi, es-Sabah gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’nin yeni müsteşarıyla görüştüğünü duyurdu. Görüşmede iki ülkeyi ilgilendiren ortak adli ve hukuki konuların yanı sıra Irak’taki Türkiye vatandaşlarının durumunun değerlendirildiğini ifade etti.
Laibi, Irak’taki Türkiye vatandaşı tutuklu ve hükümlü sayısının 512 olduğunu bildirdi. Bu kişilerin 272’sinin ıslahevlerinde, 187’sinin ise Demokratik Suriye Güçleri (DSG) mensubu mahkumların da tutulduğu Karkh Cezaevi’nde bulunduğunu söyledi. Ayrıca terör suçları nedeniyle hüküm giymiş annelerine eşlik eden 53 çocuğun da Irak’ta bulunduğunu aktardı.
Irak’a getirilen Türkiye vatandaşlarının bir bölümünün, Suriye’nin kuzeydoğusundaki cezaevlerinden nakledilen IŞİD üyeleri olduğu tahmin ediliyor. Buna karşılık, DSG mensubu olarak tanımlanan 187 kişinin Irak’a hangi koşullarda ve ne şekilde getirildiğine ilişkin ayrıntılar netlik kazanmış değil.
Görüşmelerde, söz konusu mahkumların durumlarının takip edilmesine ilişkin prosedürlerin yanı sıra Türkiye Büyükelçiliği’nin Irak’taki ıslahevlerinde bulunan Türkiye vatandaşlarını ziyaret edebilmesine yönelik mekanizmaların düzenlenmesi de ele alındı.
1990’DA ONAYLANAN ADLİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI ESAS ALINIYOR
Ahmed Laibi, iki tarafın ayrıca idam cezası dışındaki hükümlülerin nakline ilişkin Irak tarafından hazırlanan iş birliği mutabakatı taslağını görüştüğünü belirtti. Nakil sürecinin belirli hukuki kurallar çerçevesinde ve her iki ülkede yürürlükte bulunan mevzuata uygun biçimde yürütüleceği kaydedildi.
Laibi, Irak ile Türkiye arasındaki adli iş birliğinin daha önce imzalanan ve 1990 yılında onaylanan adli ve hukuki iş birliği anlaşmasına dayandığını ifade etti.
Share this content:



Yorum gönder