HPG VE YJA STAR GERİLLALARI: KOMPLO MÜCADELEYLE BOŞA ÇIKARILDI

HPG VE YJA STAR GERİLLALARI: KOMPLO MÜCADELEYLE BOŞA ÇIKARILDI

HPG ve YJA Star gerillaları, 9 Ekim 1998’de Abdullah Öcalan’a yönelik başlatılan uluslararası komplonun yıldönümünde yaptıkları değerlendirmelerde, komplonun yalnızca Öcalan’ı değil, bütün Kürt halkını hedef aldığını belirtti. Gerillalar, komplonun hedeflerine ulaşmasının yürütülen mücadeleyle engellendiğini ifade ederek Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

9 Ekim 1998’de hegemonik güçlerin öncülüğünde Abdullah Öcalan’a yönelik bir komplo başlatıldı. Çok sayıda ulus devletin dâhil olduğu bu girişimin amacının, Öcalan’ın şahsında Kürt halkının iradesini ortadan kaldırmak olduğu belirtildi. Ancak komplonun hedeflerinin gerçekleşmediği ifade edildi. Komplonun yıldönümünde HPG ve YJA Star gerillaları, sürece ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.

KAPİTALİST MODERNİTEYE KARŞI DEMOKRATİK MODERNİTE

HPG gerillası Botan Mêrdîn, 9 Ekim komplosunun ABD ve İsrail öncülüğündeki istihbarat örgütleri ile bazı Kürt işbirlikçilerinin ortaklığıyla başladığını savundu. Mêrdîn, komplonun Öcalan’ın Suriye’den ayrılmasıyla başladığını; Yunanistan, Rusya ve İtalya’nın başkenti Roma üzerinden ilerleyen sürecin, Öcalan’ın yeniden Rusya’ya götürülmesinin ardından 15 Şubat 1999’da esaretle sonuçlandığını belirtti.

Bu dört aylık dönemde komplocu güçlerin hem Öcalan’ı hem de Kürt halkını hedef aldığını söyleyen Botan Mêrdîn, Öcalan’ın bu süreci Üçüncü Dünya Savaşı’nın başlangıcı olarak değerlendirdiğini aktardı. Mêrdîn’e göre, Ortadoğu’ya müdahale etmeyi amaçlayan güçler, bölgede örgütlü halkların varlığını kendi planlarının önünde bir engel olarak gördü.

Botan Mêrdîn, Öcalan’ın kapitalist moderniteye alternatif olarak geliştirdiği paradigmanın da komplocu güçler tarafından bir engel olarak değerlendirildiğini belirterek, komplonun Öcalan’ın esaretiyle sonuçlandığını söyledi. Komplonun farklı yöntemlerle günümüze kadar sürdürülmek istendiğini savunan Mêrdîn, Öcalan’ın İmralı’daki duruşuyla bu girişimleri boşa çıkardığını ifade etti.

Mêrdîn, Öcalan’ın esaret sürecinde “Güneşimizi Karartamazsınız” sloganıyla halkın ve gerillaların onun etrafında kenetlendiğini belirtti. Öcalan’ın İmralı’da geliştirdiği paradigmanın komplocu güçleri yenilgiye uğrattığını savunan Mêrdîn, HPG gerillaları olarak Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne kavuşmasına kadar onun paradigmasını esas alarak mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.

ÖZGÜRLÜK HAREKETİNİ VE KADIN HAREKETİNİ YOK ETMEK İSTEDİLER

YJA Star gerillası Dicle Serbilind, 9 Ekim komplosunun Öcalan’ın şahsında Özgürlük Hareketi’ni ortadan kaldırmayı ve Kadın Hareketi’ni tasfiye etmeyi hedeflediğini söyledi. Serbilind, Öcalan’ın savaşçıları olarak komplonun, onun yarattığı duruş ve iradeyle boşa çıkarılacağını ifade etti.

Öcalan’ın fikir ve felsefesinin, benzer komploların yeniden gerçekleştirilmesine karşı mücadelede temel oluşturduğunu belirten Serbilind, yıllar boyunca yürütülen mücadelenin çok sayıda direnişçi ve öncü kadın yarattığını dile getirdi. Bu mücadelenin büyüyerek tarihsel anlam kazandığını söyleyen Serbilind, binlerce kadın ve erkek savaşçının Egîd, Zîlan ve Berîtan’ın izinden yürüdüğünü kaydetti.

Kadın gerillalar olarak amaçlarının Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü sağlamak olduğunu belirten Serbilind, yıllardır Öcalan’ı görme özlemiyle yaşadıklarını söyledi. Serbilind, Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne kavuştuğunu görene kadar mücadeleyi sürdürecekleri sözünü verdi.

KOMPLO TÜM KÜRT HALKINA KARŞIYDI

YJA Star gerillası Sozda Amara, 9 Ekim komplosunun yalnızca Öcalan’a değil, bütün Kürt halkına yönelik olduğunu belirtti. Amara, komplonun amacının Öcalan’ı esir almanın yanı sıra Kürt halkını da onun şahsında tutsak etmek ve halkı korkutmak olduğunu söyledi.

Amara, komplonun Türk devletinin duyduğu korkuyu ortaya koyduğunu savunarak, ardından gelişen eylemlerin Kürt halkının Öcalan’a bağlılığını bir kez daha gösterdiğini ifade etti. Kürt gençlerinin ve kadınlarının bedenlerini ateşe vermesinin güçlü bir tutum olduğunu belirten Amara, Öcalan’a yönelik komplonun bütün direnişçi halkları hedef aldığını ve özgürlük yanlısı halkların Öcalan’a sahip çıkarak mücadeleyi büyüttüğünü söyledi.

Öcalan esaret altında olduğu sürece yürütülen mücadeleyi yeterli görmeyeceklerini vurgulayan Amara, fiziki özgürlük sağlanmadan mücadeleden geri çekilmeyeceklerini kaydetti. YJA Star gerillası olarak Öcalan’ın özgürlüğünü görene kadar mücadeleyi aynı hedef doğrultusunda büyüteceğini ifade etti.

MÜCADELEYLE KOMPLO BOŞA ÇIKARILDI

HPG gerillası Zinar Raperîn, 9 Ekim 1998’de Öcalan’a karşı başlatılan komplonun 1999’da onun esaretiyle sonuçlandığını hatırlattı. Raperîn, komplonun amacının Öcalan’ı fiziki olarak ortadan kaldırmak olduğunu, ancak halkın ve gerillaların mücadelesi sayesinde bu hedefin gerçekleşmediğini söyledi.

Öcalan’ın 27 yıldır İmralı’da tutulduğunu belirten Raperîn, 1999’dan bu yana büyük bedeller verilerek yoğun bir mücadele yürütüldüğünü ifade etti. Raperîn, özellikle 1999’da çok sayıda gencin komplonun boşa çıkarılmasını sağlamak amacıyla bedenlerini ateşe vererek tepki gösterdiğini ve bu mücadele ile fedakârlıkların komplonun amacına ulaşmasını engellediğini savundu.

Raperîn, 2022’de Rûken ve Sara’nın, 2023’te Rojhat ve Erdal’ın, 2024’te ise Rojger ve Asya’nın gerçekleştirdiği eylemlerin de ekim ayında yapıldığını hatırlattı. Bu eylemlerin amacının komplonun boşa çıkarılması olduğunu belirten Raperîn, Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanana kadar mücadelenin devam edeceğini söyledi.

Öcalan’ın yalnızca bir kişi olmadığını, Kürt halkının kimliğini temsil ettiğini savunan Raperîn, Kürt halkının Öcalan sayesinde kendi hakikatine ve kimliğine ulaştığını ifade etti.

Komplodan hesap sorulacağını belirten Raperîn, halkın ve hareketin mücadeleyi büyütmeye devam edeceğini söyledi. Komplonun etkisinin zayıfladığını savunan Raperîn, Öcalan’ın hâlâ İmralı’da fiziki olarak tutulduğuna dikkat çekerek özgürlüğünün sağlanması için mücadelenin daha da büyütülmesi gerektiğini kaydetti.

Raperîn, Öcalan’ın İmralı’da 27 yılını doldurduğunu belirterek, halkın ve hareketin onun etrafında bir ateş çemberi oluşturması gerektiğini söyledi. Geçmişte “Güneşimizi Karartamazsınız” eylemleriyle komploya karşılık verildiğini hatırlatan Raperîn, bugün de aynı ruhla yaşamak ve mücadele etmek gerektiğini ifade etti.

Share this content:

Yorum gönder