DBP BARIŞIN SÖZÜNÜ HALKLA KURUYOR: YOL HARİTASI OLUŞTURACAĞIZ

DBP BARIŞIN SÖZÜNÜ HALKLA KURUYOR: YOL HARİTASI OLUŞTURACAĞIZ

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), barış ve çözüm sürecinin toplumsallaşması amacıyla farklı kentlerde gerçekleştirdiği halk buluşmalarında yurttaşların talep, öneri ve eleştirilerini dinliyor. DBP Parti Meclisi üyesi Bünyamin Şeker, bu buluşmalardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda yeni politikalar geliştireceklerini ve bir yol haritası oluşturacaklarını belirterek, “Bu sürecin başarıya ulaşabilmesinin temel şartlarından biri de sürecin toplumsallaşmasıdır” dedi.

DBP, “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında Kürdistan’ın birçok kentinde halk buluşmaları düzenliyor. Parti yönetiminin, eş genel başkanların, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda toplumun farklı kesimlerine ulaşılması hedefleniyor.

İşçilerden sivil toplum kuruluşlarına, farklı inanç gruplarından siyasi çevrelere kadar geniş bir kesime ulaşmayı amaçlayan DBP, toplantılarda halkın beklenti ve önerilerini dinleyerek sürece ilişkin yeni politikalar geliştirmeyi hedefliyor.

“BULUŞMALARDA BÜTÜN KESİMLERE ULAŞMAYI HEDEFLİYORUZ”

Çalışmaların kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan DBP Parti Meclisi üyesi Bünyamin Şeker, halk buluşmalarının yalnızca toplantı düzenlemekten ibaret olmadığını söyledi. Çalışmaların bir günle sınırlandırılmadığını, kentlerin birçok noktasında kapsamlı programlar yürütüldüğünü belirten Şeker, amaçlarının toplumun bütün kesimlerine ulaşmak ve barışın sözünü halkla birlikte kurmak olduğunu ifade etti.

Halk buluşmalarının temel amacının toplumun süreci anlamasını sağlamak olduğunu dile getiren Şeker, 27 Şubat bildirgesinden bu yana bu doğrultuda çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Şeker, “Halkların bu süreci anlamasına dönük bir seferberlik hâlinde sürekli bir çalışma pratiği içerisindeyiz. Devlet, sürecin toplumsallaşması yönünde yeterli çabayı göstermiyor. Toplumun sürece hazır olmadığı yönündeki değerlendirmeler de doğru değil. Bizler bu buluşmalarda sürece mesafeli yaklaşan kesimlere de ulaşmaya çalışıyoruz. Bu halk buluşmalarında barışın sözünü halkla kuruyoruz. Orada halkımızdan çok ciddi bir teveccüh görüyoruz. Halkımızın ciddi bir katılımı var; düşüncelerini ve beklentilerini dile getiriyorlar” dedi.

“YENİ POLİTİKALAR BELİRLİYORUZ”

Halk buluşmalarında dile getirilen görüşlerin yeni politikaların oluşturulmasında belirleyici olduğunu kaydeden Şeker, toplantıların yalnızca bilgilendirme amacı taşımadığını, halkın ihtiyaç ve beklentilerini belirlemeye de hizmet ettiğini söyledi.

Şeker, “Halkın ne beklediğini, sürecin nasıl olması gerektiğini kendisi dile getiriyor. Biz de halkın temsilcileri olarak oradan çıkan sonuçlara göre yeni politikalar belirliyoruz. Sürecin ilerlemesi için ne yapılması gerektiğine ilişkin tartışmaları ve sonuçları değerlendirerek yeni politikalar oluşturmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

“ATILMAYAN ADIMLAR KAYGIYI ARTIRIYOR”

Toplantılarda öne çıkan kaygıların başında devlete duyulan güvensizliğin geldiğini belirten Şeker, bu kaygının mevcut politikalar ve somut adımların atılmamasıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.

Şeker, “Halkın süreci iyi okuduğunu görüyoruz. Devletin hiçbir şey yapmamış olması onlarda kaygılı bir bekleyişe neden oluyor. Hükümetin politikalarına ve süreci yürütme tarzına baktığımızda halkın bu yönde kaygı içerisinde olması haklı bir kaygı olarak önümüze çıkıyor” dedi.

“HALKIN TALEP VE ELEŞTİRİLERİYLE BİR YOL HARİTASI OLUŞTURACAĞIZ”

Somut adımların atılmaması ve sürecin tek taraflı yürütüldüğü düşüncesinin halkın değerlendirmelerinde öne çıktığını belirten Şeker, toplantılarda ele alınan bir diğer önemli konunun ise sürecin başarıya ulaşması durumunda ortaya çıkacak kazanımlar olduğunu söyledi.

Halkın özellikle kimlik ve dil hakları konusunda yoğun beklentileri bulunduğunu aktaran Şeker, geçmişteki inkâr ve imha politikalarının sona erip ermeyeceği, kimlik ve dilin özgürce yaşatılıp yaşatılamayacağı yönünde sorular dile getirildiğini belirtti.

Şeker, “Bu kadar yıllık bir mücadele söz konusu. Yüzyıldan fazla bir süredir devletin inkârı ve reddi var. Hatta birçok dönemde imha politikaları yürürlükteydi. Bu süreçle birlikte ya da sürecin başarıya ulaşmasıyla bunların hepsi ortadan kalkacak mı? Kimliğimizi, dilimizi özgür bir şekilde taşıyabilecek miyiz? Halkın bu yönde soruları var. Bu noktada talep ve eleştiriler derlenerek analiz edilecek ve bir yol haritası oluşturulacak” ifadelerini kullandı.

“SÜRECE DESTEĞİ ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ”

Halk buluşmalarının belirli bir takvimle sınırlandırılmadığını vurgulayan Şeker, çalışmaların sürecin ihtiyaçlarına göre devam edeceğini söyledi. DBP’nin örgütlü olduğu alanlarda toplantıların sürdüğünü aktaran Şeker, Dersim, Elazığ ve Ağrı’da da çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

İki eş genel başkanın yanı sıra MYK ve Parti Meclisi üyelerinin farklı kentlerde çalışma yürüttüğünü ifade eden Şeker, buluşmaların belirli bir başlangıç ve bitiş tarihine bağlanmadığını söyledi.

Şeker, sözlerini şöyle tamamladı: “Öngördüğümüz, bitmesini beklediğimiz bir takvimimiz yok. ‘Şu tarihte başlayacağız, şu tarihte bitireceğiz’ şeklinde teknik bir yaklaşımımız söz konusu değil. Olabildiğince halk buluşmalarını yapmadığımız kentimiz kalmayacak. Bu buluşmalarla toplumun sürece desteğini artırmak ve güven sorununu aşmasına katkı sunmak istiyoruz. Partimizin, siyasi hareketimizin bu noktada ne kadar samimi ve istekli olduğunu, sürecin başarıya ulaşması için ne kadar çaba içerisinde olduğunu anlatmaya çalışacağız. Belirlediğimiz strateji bu. Bu strateji doğrultusunda devam ediyoruz.”

Share this content:

Yorum gönder