KJK: ROJAVA HALKI ANADİLDE EĞİTİM HAKKINDAN VAZGEÇMEMELİ

KJK: ROJAVA HALKI ANADİLDE EĞİTİM HAKKINDAN VAZGEÇMEMELİ

Kürdistan Kadınlar Topluluğu (KJK) Koordinasyonu, Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçe eğitimi haftada birkaç dersle sınırlandıran kararına tepki göstererek, Rojava halkının anadilde eğitim hakkından vazgeçmemesi ve kazanımlarına sahip çıkması çağrısında bulundu.

KJK, 27 Ağustos’ta Suriye Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan ve Cumhurbaşkanlığının 13 No’lu kararnamesinin uygulanmasına yönelik düzenlemeye dikkat çekti. Kürtçenin “ulusal dil” olarak tanımlanmasına rağmen eğitim alanında haftada üç-dört saatlik derslerle sınırlandırılmasının, Rojava halkının yıllar içerisinde elde ettiği kazanımları tasfiye etmeye yönelik bir yaklaşımı ortaya koyduğu belirtildi.

KJK açıklamasında, Suriye’nin ikinci büyük nüfusunu oluşturan Kürtlerin kendi dillerinde eğitim görme hakkının bu şekilde ele alınmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. “Ulusal dil” tanımının resmi statüyü ifade ettiğini savunan KJK, bir dilin ulusal dil olarak tanımlanıp eğitim ve kamusal yaşamda resmi statüye sahip olmamasının hukuki ve toplumsal gerçeklikle bağdaşmadığını belirtti.

“ANADİL HAKKI TARTIŞMA KONUSU OLAMAZ”

KJK, anadilin bir halkın kimliği, tarihi, belleği, gelenekleri ve yaşam anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Anadile getirilen her sınırlamanın insanları kendi kimliklerinden ve toplumsal hafızalarından koparma anlamına geldiğini belirten KJK, anadilde konuşma, eğitim görme ve yaşama hakkının temel ve vazgeçilmez bir hak olduğunu kaydetti.

Kürtçe eğitimin sınırlandırılmasının yalnızca Kürt halkının haklarına değil, tüm halkların ve kimliklerin kendi renkleriyle yer alacağı demokratik bir Suriye’nin inşasına da zarar vereceği ifade edildi. KJK, demokratik entegrasyonun asimilasyonu kabul etmek anlamına gelmediğini, farklı kimliklerin eşit koşullarda bir arada yaşayabileceği ortak bir sistem oluşturmayı gerektirdiğini belirtti.

Rojava halkının uzun yıllardır kimliksizleştirme politikalarına karşı kültürünü ve dilini koruyarak mücadele yürüttüğünü belirten KJK, Abdullah Öcalan’ın 1979’da Rojava’ya geçmesinin ardından Kürt özgürlük mücadelesine katılımın güçlendiğini ifade etti. Rojava Devrimi ile birlikte halkın kimliğini ve kültürünü koruyan bir sistem oluşturduğu belirtilen açıklamada, Suriye’nin bütünlüğü içerisinde farklı bir yönetim ve eğitim modelinin geliştirildiği kaydedildi.

KJK, yaklaşık 12 yıl boyunca ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim çalışmalarının yürütüldüğünü ve binlerce çocuk ile gencin mezun edildiğini belirterek, iki dilli eğitim ve yaşamın mümkün olduğunu ve bunun toplumlar açısından bir zenginlik oluşturduğunu savundu.

Açıklamada, Kongra Star başta olmak üzere öğrencilerin ve akademik çevrelerin Kürtçe eğitimin sınırlandırılmasına yönelik tepkilerinin Rojava halkının tutumunu yansıttığı ifade edildi.

“ROJAVA HALKI KARARA KARŞI TEPKİSİNİ HER YERDE GÖSTERMELİ”

KJK, Suriye Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde yer alan “ulusal dil” tanımının Kürtçeye gerçek anlamda resmi bir statü kazandırmadığını belirterek, bu tanımın tepkileri azaltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Rojava halkına mevcut uygulamayı kabul etmeme ve demokratik yöntemlerle itirazlarını ortaya koyma çağrısı yapan KJK, kararların demokratik temelde değiştirilmesi için demokratik direnişin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Öğrencilere kendi dillerinde eğitim hakkına sahip çıkma çağrısında bulunan KJK, “Anadilimizle olmayan bir eğitimi asla kabul etmeyiz” yaklaşımının ortaya konulmasını istedi. Kadınlara ve annelere de çağrıda bulunan KJK, çocukların ve gençlerin geleceğini olumsuz etkileyecek uygulamalara karşı durulması gerektiğini vurguladı.

KJK, açıklamasının sonunda Rojava’daki kadınların ve halkın tepkisini selamlayarak, elde edilen kazanımların korunması ve mücadeleye daha güçlü şekilde devam edilmesi çağrısında bulundu.

Share this content:

Yorum gönder