BM: 75 YILLIK MÜLTECİ SÖZLEŞMESİ MİLYONLARCA İNSAN İÇİN HÂLÂ HAYATİ GÜVENCE SAĞLIYOR
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), 1951 Mülteci Sözleşmesi’nin 75. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sözleşmenin uluslararası mülteci koruma sisteminin temelini oluşturmaya devam ettiğini belirterek, iltica hakkının korunması ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
BMMYK, 28 Temmuz 1951 tarihinde imzaya açılan sözleşmenin, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından zulüm, savaş ve şiddet nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan için güvence sağlayan en temel uluslararası hukuki belge olmayı sürdürdüğünü vurguladı.
Açıklamada, bugüne kadar 149 devletin 1951 Mülteci Sözleşmesi’ne, 1967 Protokolü’ne veya her ikisine taraf olduğu hatırlatılarak, sözleşmenin mülteci statüsünü, mültecilerin haklarını ve devletlerin yükümlülüklerini tanımlayan temel hukuki çerçeveyi oluşturduğu ifade edildi.
BMMYK, sözleşmenin en önemli ilkelerinden biri olan geri göndermeme (non-refoulement) ilkesinin, insanların zulüm, işkence veya ağır hak ihlalleriyle karşılaşabilecekleri ülkelere zorla gönderilmesini yasakladığını belirtti. Kurum, bu ilkenin uluslararası örf ve adet hukukunun ayrılmaz bir parçası olduğunu ve tüm devletler açısından bağlayıcı nitelik taşıdığını vurguladı.
Açıklamada, sözleşmenin son 75 yılda değişen küresel koşullara uyum sağlayarak güncelliğini koruduğu belirtilirken, toplumsal cinsiyete dayalı zulüm, zorla silah altına alma ve iklim krizinin çatışmalarla birleştiği yeni risk alanlarında da uluslararası koruma sağlamaya devam ettiği kaydedildi.
BMMYK, dünyada çatışmaların ve istikrarsızlığın rekor seviyelere ulaştığına dikkat çekerek, 2025 yılında dünya genelinde 130’dan fazla silahlı çatışmanın yaşandığını ve bu durum nedeniyle 41,6 milyon mültecinin yerinden edildiğini bildirdi.
Kurum ayrıca küresel iltica sisteminin ciddi baskı altında bulunduğunu belirterek, mültecilerin yaklaşık yüzde 70’ine düşük ve orta gelirli ülkelerin ev sahipliği yaptığını, her on mülteciden yedisinin ise beş yıldan uzun süredir sürgünde yaşamak zorunda kaldığını ifade etti.
1951 Mülteci Sözleşmesi’nin günümüz koşullarına uygun olmadığı yönündeki değerlendirmelere katılmadığını belirten BMMYK, sözleşmenin uluslararası korumaya ihtiyaç duyan kişiler ile bu kapsama girmeyenlerin ayrımını sağlayan temel hukuki çerçeve olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Kurum, iltica sistemlerinin adil ve hızlı işlemesi gerektiğini, koruma ihtiyacı bulunmayan kişilerin ise güvenli ve onurlu biçimde ülkelerine dönebilmelerinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada sınır yönetiminde iltica hakkının korunmasının esas olması gerektiği belirtilirken, geri itmeler, ülkeye girişlerin engellenmesi ve zorla geri göndermeler konusundaki endişeler de dile getirildi.
BMMYK, mali kaynak yetersizliğinin mültecilere sunulan hizmetleri ciddi biçimde etkilediğini belirterek, Haziran 2026 sonu itibarıyla ihtiyaç duyulan bütçenin yalnızca yüzde 31’inin karşılanabildiğini açıkladı. Bu durumun özellikle en kırılgan durumdaki mültecilere yönelik temel hizmetlerde önemli kısıtlamalara neden olduğu ifade edildi.
- yıl dolayısıyla uluslararası topluma çağrıda bulunan BMMYK, iltica hakkına yönelik taahhütlerin yenilenmesini, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesini ve hem mültecilere hem de onlara ev sahipliği yapan toplumlara daha fazla destek verilmesini istedi. Kurum ayrıca 2026 yılı boyunca düzenlenecek yerel, bölgesel ve küresel toplantılarla mülteci koruma sisteminin güçlendirilmesine yönelik somut önerilerin ele alınacağını duyurdu.
Share this content:



Yorum gönder