TÜLAY HATİMOĞULLARI: YENİ KONUTUN SİYASİ BİR ANLAMI OLMALIDIR
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın yeni bir konuta taşınmasının tek başına yeterli olmadığını belirterek, bu adımın müzakere ve diyalog sürecini güçlendirecek siyasi bir anlam taşıması gerektiğini söyledi. Hatimoğulları, Öcalan’ın özgürce çalışıp yaşayabileceği koşulların oluşturulması ve siyasi görüşmelerin önünün açılması gerektiğini vurguladı. Süreçteki tıkanıklığın aşıldığını söyleyemediklerini belirten Hatimoğulları, iktidarın adım atmak yerine süreci oyaladığını ifade etti.
Farklı siyasi birikim ve mücadele deneyimlerine sahip kadınların bir araya gelerek ülke gündemini tartıştığı “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansı, iki gün süren oturumların ardından sona erdi. Konferansa katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerini Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı.
‘KADINLAR TARİHİ VE ÖNEMLİ BİR İŞE İMZA ATTI’
Konferansın kadınlar açısından tarihi ve önemli bir buluşma olduğunu belirten Hatimoğulları, ülkenin farklı bölgelerinden kadınların bir araya gelmesinin özlenen bir tabloyu ortaya çıkardığını söyledi.
İki gün boyunca güçlü duyguların ve siyasi mesajların öne çıktığını ifade eden Hatimoğulları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tartışıldığı bir dönemde kadınların barışın inşasında temel bir rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi. Ancak kadınların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyonda ve iktidar ile devlet mekanizmalarında yeterince yer almadığına dikkat çekti.
DEM Parti olarak kadınlarla doğrudan temas içinde süreci yürüttüklerini belirten Hatimoğulları, diğer siyasi partiler ve iktidar cephesinden kadınları barışın inşası sürecinin dışında tutan yaklaşımlar gördüklerini söyledi. Bunun doğru olmadığını vurgulayan Hatimoğulları, konferansta farklılıklarla bir arada yaşamanın mümkün olduğuna ilişkin güçlü mesajlar verildiğini ifade etti.
Kadınların Türkiye’nin her yerinde yan yana gelerek geleceği konuştuğunu belirten Hatimoğulları, konferansta barışın nasıl inşa edileceği ve kadınların bu süreçte nasıl bir rol üstleneceği konularının da ele alındığını kaydetti.
‘SADECE ELEŞTİREN DEĞİL, İNŞA EDEN BİR İRADE ORTAYA KONULDU’
Kadınların barış sürecinin öznesi olduğunu ve bu rolün nasıl güçlendirileceğinin tartışılması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, konferansta ekonomik adalet başlığının da önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Türkiye’de milyonlarca kişinin açlık ve güvencesizlikle karşı karşıya olduğunu ifade eden Hatimoğulları, ekonomik adalet sağlanmadan toplumsal cinsiyet eşitliğinden söz etmenin mümkün olmadığını söyledi. Adaletin bulunmadığı koşullarda gerçek anlamda adil bir barışın da kurulamayacağını dile getirdi.
Kadınların kapitalizme karşı yürütülen mücadele ile barış arasında kurulması gereken bağlara dikkat çektiğini belirten Hatimoğulları, toplumsal cinsiyet eşitliği ile eşit yurttaşlık hakkının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Kadınların farklı kimlik ve inançlara sahip olsalar da ortak sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Hatimoğulları, başı açık ya da kapalı, Sünni, Alevi veya Hristiyan; Türk, Kürt, Laz, Çerkes ya da Arap kadınların kadın olmaktan kaynaklanan sorunları paylaştığını ifade etti. Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortak mücadele alanları olduğunu belirtti.
Hatimoğulları, konferansın yalnızca eleştiri geliştiren değil, aynı zamanda çözüm ve gelecek inşa etmeyi hedefleyen bir iradeyi ortaya koyduğunu söyledi.
‘KONUT TARTIŞMASI MAGAZİNEL ŞEKİLDE YÜRÜTÜLDÜ’
DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar’ın, Abdullah Öcalan’ın İmralı’da inşa edilen yeni konuta geçtiğini ve bu gelişmenin sürecin hızlanmasını gerektirdiğini belirten açıklamasına değinen Hatimoğulları, Öcalan’ın yeni konuta taşındığı bilgisinin kendilerine de ulaştığını söyledi.
Konut tartışmasının magazinel bir biçimde yürütülmesini eleştiren Hatimoğulları, bunun sürece zarar verdiğini ifade etti. Öcalan’ın yeni konuta taşınmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Hatimoğulları, taşınmanın siyasi ve işlevsel bir karşılığının bulunması gerektiğini vurguladı.
Hatimoğulları, Öcalan’ın konut tamamlanmış olmasına rağmen uzun süre taşınmamasının nedenini, “Benim amacım eski bir hapishaneden yeni bir hapishaneye girmek değil” sözleriyle açıkladığını hatırlattı. Öcalan’ın amacının yeniden duvarlar arasına girmek olmadığını belirtti.
‘YENİ KONUTUN SİYASİ BİR ANLAMI OLMALIDIR’
Kürt halkının ve hareket yönetiminin Abdullah Öcalan’ı sürecin temel aktörü olarak gördüğünü söyleyen Hatimoğulları, yeni konutun müzakere ve diyalog sürecini güçlendirecek koşulları oluşturması gerektiğini ifade etti.
Sürecin Öcalan ile yürütüldüğünü belirten Hatimoğulları, yeni konutun Öcalan’ın özgürce çalışabileceği ve yaşayabileceği koşulların oluşturulması anlamına gelmesi gerektiğini söyledi. Bu adımın siyasi bir karşılığı olması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, Öcalan’ın Türkiye’deki aydınlar, gazeteciler, akademisyenler, hukukçular ve siyasi partilerle görüşmek istediğini aktardı.
Bu görüşmelerin gerçekleşmeyecek olması durumunda yeni bir konuta ihtiyaç bulunmadığını ifade eden Hatimoğulları, asıl meselenin siyasi görüşmelerin hızlandırılması olduğunu belirtti.
Çerçeve yasa kapsamında Öcalan’ın koordinatörlüğünde oluşturulması öngörülen koordinasyon yapısına da değinen Hatimoğulları, Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun kimlerden oluşacağının büyük ölçüde netleştiğini söyledi. Komisyonun İmralı’ya giderek Öcalan ile görüşmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, komisyonun İmralı dışında, koordinatörünün ise İmralı’da bulunmasının işlevsel bir çalışma modeli oluşturmadığını ifade etti.
Hatimoğulları, söz konusu komisyonun en kısa sürede İmralı’ya gitmesi gerektiğini vurguladı. Öcalan’ın DEM Parti Eş Genel Başkanları ve Merkez Yürütme Kurulu üyeleriyle görüşme talebinin de henüz karşılanmadığını belirten Hatimoğulları, bu görüşmenin uzun süredir kendileri tarafından da talep edildiğini söyledi.
Yeni konutun siyasi amacına uygun biçimde işlev görmesinin sürece katkı sunacağını dile getiren Hatimoğulları, bu beklentinin takipçisi olacaklarını kaydetti.
‘TIKANIKLIK AŞILDI DİYEMİYORUZ’
Süreçte yaşandığı belirtilen tıkanıklık ve durağanlığın yeni konutla birlikte aşılıp aşılmayacağı sorusunu yanıtlayan Hatimoğulları, devlet ve iktidar tarafından yapılan açıklamalar ile atılan adımların yeni bir ivmeye işaret etmediğini söyledi.
Bugüne kadar Meclis’te kurulan komisyon ve çerçeve yasa dışında somut bir adım atılmadığını belirten Hatimoğulları, çerçeve yasanın da uygulanmadığını ifade etti. Yasanın Milli Güvenlik Kurulu kararına bağlanmasını büyük bir hata olarak nitelendiren Hatimoğulları, DEM Parti’nin taslağın değiştirilmesi yönündeki ısrarının karşılık bulmadığını söyledi.
Teyit ve tespit raporu ile MGK kararının beklendiğini hatırlatan Hatimoğulları, hareketin 8 Ekim’de yaptığı açıklamanın sıradan bir basın açıklaması değil, kapsamlı bir rapor niteliğinde olduğunu belirtti. Buna rağmen iktidarın adım atmadığını ifade eden Hatimoğulları, sürecin bilinçli biçimde oyalandığını düşündüklerini dile getirdi.
Müzakere masasında konuşulanların hayata geçirilmediğini söyleyen Hatimoğulları, yeni konutun ardından tıkanıklığın aşıldığını söyleyemediklerini belirtti. Tıkanıklığın giderilmesi için hem DEM Parti’nin hem de Abdullah Öcalan’ın çaba gösterdiğini ifade etti.
İktidarın sürece yönelik samimiyetini göstermek ve toplumun sürece olan inancını güçlendirmek için somut adımlar atması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, sürecin ilerlemesi için mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Share this content:



Yorum gönder