KOMÎNAL’İN KASIM SAYISINDA ÖNDER APO’NUN “DEMOKRATİK CUMHURİYET VE DEMOKRATİK ENTEGRASYON” BELGESİ YAYIMLANDI
Komînal gazetesi, Kasım sayısında Önder Apo’nun kaleme aldığı “Demokratik Cumhuriyet Demokratik Entegrasyon” başlıklı belgeyi okuyucularıyla buluşturdu. Belgeye 12 sayfa ayıran gazete, sayısında Barış ve Demokratik Toplum Süreci, PKK’nin 49 yıllık mücadelesi ve kadın özgürlük mücadelesine ilişkin değerlendirmelere de yer verdi.
32 sayfa olarak yayımlanan gazetenin manşetinde yer alan belge, beş bölümden oluşuyor. Bu bölümler; “Kavramsal Çerçeve”, “Demokratik Cumhuriyet ve İnşa Esasları”, “Türkiye Cumhuriyeti”, “Demokratik Entegrasyon” ve “Ortadoğu’da Demokratik Entegrasyonist Çözüm ve Kürtler” başlıklarını taşıyor.
Önder Apo, belgeye “Neden demokratik entegrasyon?” sorusuyla başlıyor. Demokratik entegrasyon, demokratik cumhuriyet ve demokratik toplum kavramlarının krizden çıkışın temel anahtarları olduğunu belirten Önder Apo, bu kavramların yalnızca belirli bir kesime değil, toplumun bütün bileşenlerine yönelik çözüm araçları olduğunu vurguluyor.
Demokratik entegrasyonu bu düşünsel yaklaşımın ürünü ve demokratik ulusun bir anlamda somutlaşması olarak tanımlayan Önder Apo, demokratik cumhuriyeti ise demokratik entegrasyonu mümkün kılan devlet yapısı olarak ele alıyor.
Belgede iki kavram arasındaki ilişkiye ilişkin şu değerlendirmeye yer veriliyor:
“Demokratik entegrasyon ile demokratik cumhuriyet kavramlarını birlikte ele alıyor olmamızın nedeni de aralarındaki bu ilişkiselliktir. Bu ilişkisellik önemlidir çünkü demokratik entegrasyonun sadece bir bölge veya kimlikle sınırlı olmadığını, devlet ile toplum dolayısıyla da toplumsal kimlikler arasında yeni ve demokratik bir hukuk inşası olduğunu görünür kılar. Bu anlamda demokratik entegrasyonu Kürt-Türk ilişkilerine sıkıştırmak yanlıştır. Türkiye’de farklı düzeylerde de olsa kimlik sorunu yaşayan pek çok toplumsal yapı vardır.”
Belgede ayrıca diyalog ve müzakere, kuvvetler ayrılığı, anayasal temel, parlamenter demokrasi, düşünce özgürlüğü, kadın ve cinsiyet özgürlüğü ile ekolojik ilke gibi çok sayıda başlık altında kapsamlı değerlendirmeler bulunuyor.
“ÖNDER APO’NUN ÖZGÜR YAŞAM VE ÇALIŞMA KOŞULLARINA KAVUŞMASI ZORUNLUDUR”
Gazetenin aylık siyasi değerlendirmesinde Mustafa Karasu’nun “Süreç Türk devleti adım atarsa ilerler” başlıklı yazısı yer aldı. Karasu, yazısında Kürdistan ve Türkiye’deki siyasi gelişmeleri, Avrupa kentlerinde düzenlenen protestoları ve kapitalist sistemin içinde bulunduğu çıkmazları değerlendirdi.
Kürt Özgürlük Hareketi’nin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi için tarihi ve radikal adımlar attığını belirten Karasu, bundan sonraki aşamada Türk devletinin adım atması gerektiğini ifade etti.
Devletin gerekli siyasi ve hukuki adımları atmadığını, yeni talepler ve yaklaşımlarla süreci çıkmaza sürüklediğini savunan Karasu, “Özcesi Önderlik özgürleşmeden ve özgürlük yasaları çıkmadan Türkiye’ye tek bir gidiş mümkün olmaz” dedi.
Önder Apo’nun özgürce yaşayabileceği ve çalışabileceği koşullara kavuşmasının yanı sıra demokratik siyaset ve örgütlenme özgürlüğünün yasal güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Karasu, Kürt sorununun çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti. Karasu’ya göre sürecin geleceği, Türk devletinin atacağı somut adımlara bağlı.
PKK’NİN 49 YILLIK MÜCADELE MİRASI
Gazetenin diğer sayfalarında PKK’nin 49 yıllık mücadelesi, hareketin yarattığı değerler ve mücadele mirası ele alındı. Bu kapsamda Demokratik Komünal Toplum Manifestosu’nun “PKK’nin tarihteki yeri ve rolü” bölümü yayımlandı. Ayrıca Duran Kalkan, Şerda Mazlum Gabar, Şiyar Amed ve Sinan Şahin’in PKK temalı yazılarına yer verildi.
Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi üyesi Duran Kalkan, “Sönmeyen bir ışık” başlıklı yazısında yarım asırlık özgürlük mücadelesinin Kürt toplumunda yarattığı bilinç, zihniyet ve toplumsal dönüşümü değerlendirdi.
PKK’nin son kongresinde alınan fesih kararının bir son değil, yeni bir başlangıcın önünü açtığını belirten Kalkan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni değişim, dönüşüm ve yeniden yapılanma süreci olarak tanımladı. Yarım asırlık mücadelenin yarattığı değerlerin demokratik siyasi mücadele temelinde yeniden yapılandırılacağını ifade eden Kalkan, Önderlik ve Şehitler gerçeğinin yeni dönemde de toplumsal yürüyüşe ışık tutmayı ve yön vermeyi sürdüreceğini kaydetti.
“ÖZGÜRLÜK UĞRUNA HARCANAN EN KÜÇÜK EMEK BİLE DEĞERLİDİR”
Şerda Mazlum Gabar, “Kadınların mücadeleye aktif katılımı yenilmezliğin teminatıdır” başlıklı yazısında Kürt kadını etrafında gelişen yeni dünyayı ele aldı.
Kadın özgürlüğünün önünü açan PKK’nin kuruluşunun, özgür Kürt kimliği açısından olduğu kadar özgür kadın kimliği açısından da bir dönüm noktası olduğunu belirten Gabar, sistemin kadın emeğini, söylemini ve eylemini küçümsemesinin arkasında bu dönüşümden duyulan korkunun bulunduğunu ifade etti.
Kadın sorunlarının daha fazla ele alınmasının, çözüm için çalışmalar yürütülmesinin ve projeler geliştirilmesinin demokratik siyasetin en stratejik yönlerinden biri olduğunu vurgulayan Gabar, “Kadının özgürlük uğruna harcadığı en küçük bir emek bile, söylenmiş bir cümle bile çok değerlidir, anlamlıdır” dedi.
“PKK AŞKTIR”
Şiyar Amed, “PKK sonu gelmemiş bir roman, bir şiir, bir türkü…” başlıklı yazısında PKK’nin 49 yıllık tarihini edebi bir anlatımla değerlendirdi. PKK’yi “bir aşk” olarak nitelendiren Amed, bu kavramın sorgulamayla kurduğu ilişkiye dikkat çekti.
“Aşktan daha büyük bir kelime yoktur ki aşkı anlatsın, PKK de öyledir” sözleriyle yazısına başlayan Amed, PKK’de sorgulama olmadan aşkın mümkün olmadığını belirtti. Aşkın yolunun temizlenmesi ve ruhların arındırılması gerektiğini ifade eden Amed, Mevlana’nın “Aşk sandığın kadar değil, yandığın kadardır” sözünün PKK’de hem ruhsal hem de fiziksel olarak gerçekleştiğini kaydetti.
Gazetenin yazarlarından Sinan Şahin ise “Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde enternasyonalizm” başlıklı yazısında PKK’nin enternasyonal kimliğini ele aldı. Şahin, dünya devrimleri ve sosyalist hareketler üzerinden Kürdistan özgülünde sosyalizm ve enternasyonalizmi değerlendirdi.
Komînal gazetesi, Kasım sayısının arka kapağında ise Cegerxwîn’in “Kîme ez” adlı şiirine yer verdi.
Share this content:



Yorum gönder