MİTHAT SANCAR AVRUPA PARLAMENTOSU’NDA KONUŞTU: “SÜREÇ PARLAMENTODA VE HUKUKİ ZEMİNDE İLERLEMELİ”

MİTHAT SANCAR AVRUPA PARLAMENTOSU’NDA KONUŞTU: “SÜREÇ PARLAMENTODA VE HUKUKİ ZEMİNDE İLERLEMELİ”

Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye ile Kürtler arasındaki diyalog sürecine ilişkin düzenlenen konferansta konuşan DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, yürütülen sürecin kalıcı barışa ulaşabilmesi için parlamenter ve hukuki bir çerçeveye kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Konferans, EUTCC ile Avrupa Parlamentosu’ndaki Sosyalistler ve Demokratların İlerici İttifakı (S&D) Grubu üyesi Evin İncir tarafından organize edildi. Açılış konuşmasını EUTCC Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Dersim Dağdeviren yaptı. Dağdeviren, 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıyla başlayan yeni süreci “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımlayarak değerlendirmelerde bulundu.

S&D Grubu’ndan Andreas Schieder ise konuşmasında Öcalan için “Kürtlerin Mandelası” ifadesini kullandı ve Kürt halkının taleplerine destek verdiğini belirtti.

“Tarihsel Bir Fırsat”

Gazeteci Amberin Zaman’ın moderatörlüğünde söz alan Mithat Sancar, Almanca yaptığı konuşmada sürecin yüzeysel değil, köklü bir sorunun çözümünü hedeflediğini vurguladı. Amaçlarının çözüm yollarını açmak ve gerekli adımları atmak olduğunu belirten Sancar, sürecin üç aşamalı bir yapı üzerine kurulduğunu ve şu an ilk aşamada bulunulduğunu ifade etti.

Kalıcı barışın inşasının hedeflendiğini söyleyen Sancar, bundan sonraki adımın sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ele alınması ve siyasi-hukuki zemine taşınması olduğunu kaydetti. Sorunun tüm boyutlarının artık siyaset alanında tartışılması gerektiğini belirten Sancar, “Önümüzde hâlâ yapılacak çok şey var. Ancak bu sürecin Kürtler açısından tarihsel bir fırsat olduğunu da görmek gerekiyor” dedi.

“Yalnızca Bir Tarafı Değil, Tüm Bölgeyi İlgilendiriyor”

Süreçlerin doğasında krizlerin ve zorlukların bulunduğunu ifade eden Sancar, buna rağmen girişimin yalnızca Türkiye ya da Kürtler için değil, tüm bölge için önemli sonuçlar doğuracağını dile getirdi. Güvenli ve istikrarlı bir ortamın sağlanmasının yalnızca barış anlamına gelmeyeceğini belirten Sancar, bunun Türkiye ve bölge genelinde özgürlük alanlarını genişletecek bir adım olacağını savundu.

“Barış olmadan demokrasi olmaz” diyen Sancar, barış ile demokrasinin birbirine bağlı olduğunu vurgulayarak, demokrasinin toplum için hayati önemde olduğunu söyledi.

“Sorun Doğru Çerçevede Ele Alınmalı”

Konferansta konuşan Dr. Ayhan Işık ise geçmiş çözüm süreçlerine atıfta bulunarak, özellikle 2013–2015 döneminde çok sayıda aktörün sürece dahil olduğunu hatırlattı. Bugün aktör sayısının azaldığı bir tablo bulunduğunu belirten Işık, bunun çözüm için bir avantaj mı yoksa sorunun kapsamlı biçimde tartışılmadan geçiştirilmesi anlamına mı geldiğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.

Geçmiş müzakerelerde sorunun varlığının yeterince açık biçimde tanınmadığını belirten Işık, kalıcı bir çözüm için meselenin doğru bir siyasi ve hukuki çerçeveye oturtulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

Konferans, soru-cevap bölümüyle sona erdi. Sancar, katılımcıların sürece ilişkin sorularını yanıtladı.

Share this content:

Yorum gönder